Block title
Block content
Veyahut inanacaksın ki, o zât-ı mübarek, öyle bir Zâtın memuru ve şakirdidir ki, herşey Onun nazarında ve tasarrufundadır. Ve bütün envâ-ı kâinat ve bütün zamanlar Onun taht-ı emrindedir. Defter-i kebirinde herşey yazılıdır; istediği zaman talebesine bildirir ve gösterir. Demek, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm, Üstâd-ı Ezelîsinden ders alır, öyle ders verir.

Hem, nakl-i sahih ile, Hazret-i Hâlid’i, harp için Düvmetü’l-Cendel reisi olan Ükeydir’e gönderdiği vakit ferman etmiş ki:

1 اِنَّكَ تَجِدُهُ يَصِيدُ الْبَقَرَ diye, bakar-ı vahşî avında bulacağını, kavgasız esir edileceğini ihbar etmiş. Hazret-i Hâlid gitmiş, aynen öyle bulmuş, esir etmiş, getirmiş.

Hem, nakl-i sahih ile, Kureyş, Benî Hâşimî aleyhinde yazdıkları ve Kâbenin sakfına astıkları sahife hakkında ferman etmiş ki: “Kurtlar yazılarınızı yemiş; yalnız sahifedeki esmâ-i İlâhiyeye ilişmemişler.” Haber vermiş. Sonra sahifeye bakmışlar; aynen öyle olmuş. 2

Hem, nakl-i sahih ile, “Beytü’l-Makdisin fethinde büyük bir tâun çıkacak” ferman etmişti. Hazret-i Ömer zamanında Beytü’l-Makdis fetholundu. Ve öyle bir tâun çıktı ki, üç günde yetmiş bin vefiyat oldu. 3

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Onu yabânî öküz avlarken bulacaksın.” Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:344; Hafâci, Şerhu’ş-Şifâ, 3:218; Ali el-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:704; İbnü’l-Kayyım, Zâdü’l-Meâd, 5:538-539; el-Hâkim, el-Müstedrek, 4:519; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 4:30.
2 : Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:345; Hafâci, Şerhu’ş-Şifâ, 3:720; Aliyyü’l-Kari, Şerhu’ş-Şifâ, 1:706; İbni Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 3:96-97; İbni Hişâm, Sîretü’n-Nebî, 1:371.
3 : Buharî, Tıb: 30, Hıyel: 13; Müslim, Selâm: 98, 100; Muvatta’, Medine: 22, 24; Müsned, 4:195-196; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve: 6:383; Süyûtî, el-Hasâisü’l-Kübrâ, 2:477-478.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Beşinci Nükteli İşaret / Sonraki Risale: Yedinci Nükteli İşaret
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

bakar-ı vahşî : vahşî, yabanî öküz
Benî Hâşimî : Haşimoğulları
beşer : insan
Beytü’l-Makdis : Mescid-i Aksa, Kudüs’teki meşhur mukaddes mâbed
defter-i kebir : büyük defter
dehâ : olağanüstü zekâ
envâ-ı kâinat : var olan şeylerin türleri, varlıkların çeşitleri
esmâ-i İlâhiye : Allah’ın isimleri
etraf-ı âlem : âlemin her tarafı
ferman etmek : buyurmak
feth : açma
garb : batı
Hâlık-ı Âlem : âlemin yaratıcısı Allah
ihbar : haber verme
Kureyş : kökü Hz. İbrahim’e dayanan Peygamberimiz Hz. Muhammed’in mensup olduğu meşhur arap kabilesi
mâzi : geçmiş
mevhibe : ihsan, hediye
mu’cize-i âzam : büyük mu’cize
Muhammed-i Arabî : Arapların içinden çıkan peygamberimiz Muhammed (a.s.m.)
müstakbel : gelecek
nakl-i sahih : bir hadis-i şerifin Peygamber Efendimizden (a.s.m.) doğru ve sağlam kanallarla aktarılması
nazar : bakış, görüş
sakf : çatı, tavan
şakirt : talebe, öğrenci
şark : doğu
taht-ı emrinde : emri altında
tasarruf : kullanım
tâun : veba, bulaşıcı ve ölümcül hastalık
temâşâ etme : seyretme
umum : bütün
Üstad-ı Ezelî : varlığının başlangıcı olmayan ve bütün ilimlerin öğreticisi olan Allah
vefiyat : vefatlar, ölümler
vücûd : varlık
zât-ı mübarek : mübarek, hayırlı, zât; Hz. Muhammed
Yükleniyor...