Block title
Block content
Evet, fenn-i hadîsin muhakkikleri, nakkadları o derece hadîsle hususiyet peydâ etmişler ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın tarz-ı ifadesine ve üslûb-u âlisine ve suret-i ifadesine ünsiyet edip meleke kesb etmişler ki, yüz hadîs içinde bir mevzuu görse, “Mevzudur” der. “Bu hadîs olmaz ve Peygamberin sözü değildir” der, reddeder. Sarraf gibi, hadîsin cevherini tanır, başka sözü ona iltibas edemez. Yalnız, İbn-i Cevzî gibi bazı muhakkikler, tenkitte ifrat edip, bazı ehâdis-i sahihaya da mevzu demişler. Fakat her mevzu şeyin mânâsı yanlıştır demek değildir; belki “Bu söz hadîs değildir” demektir.

Sual: An’aneli senedin faidesi nedir ki, lüzumsuz yerde, malûm bir vakıada, “an filân, an filân, an filân” derler?

Elcevap: Faideleri çoktur. Ezcümle, bir faidesi şudur ki: An’ane ile gösteriliyor ki, an’anede dahil olan mevsuk ve hüccetli ve sadık ehl-i hadîsin bir nevi icmâını irae eder ve o senette dahil olan ehl-i tahkikin bir nevi ittifakını gösterir. Güya o senette, o an’anede dahil olan herbir imam, herbir allâme, o hadîsin hükmünü imza ediyor, sıhhatine dair mührünü basıyor.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Üçüncü Nükteli İşaret / Sonraki Risale: Beşinci Nükteli İşaret
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

an filan : filandan; filan bildirdi, nakletti
an’aneli sened : hadîs aktarımında Peygamber Efendimize (a.s.m.) varıncaya kadar “filandan, o da filandan” şeklinde oluşan isim listesi
dâhi : son derece zeki, dehâ ve hikmet sahibi kimse
ehâdis-i sahiha : sahih hadisler; uydurma veya zayıf olmayan hadisler
fenn-i hadîs : hadîs ilmi
haber-i vâhid : bir kişi kanalıyla gelen haber veya hadîs
hadîs : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek söz, fiil ve hareketi veya onun onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış
hâdisât-ı i’caziye : mu’cize olaylar, harika haller
mevsuk : güvenilir, delilli, vesikalı
mevzu hadîs : uydurma hadis; hadis olmadığı halde Peygamber Efendimize (a.s.m.) dayandırılan uydurma söz
muhaddis : hadîs ilmini bilen, çok sayıda hadîs ezberleyen, yazan veya aktaran hadîs âlimi
muhakkik : gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen âlimler
müttakî : takvâ ehli; Allah’tan korkup emir ve yasaklarını titizlikle uygulayan kimse
nakkad : tenkitçi; hadîsin tahlil ve kritiğinde uzman olan hadîs âlimleri
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
tevatür : yalan üzerine birleşmeleri mümkün olmayan bir topluluk tarafından bir hadîs-i şerifin aktarılması
Yükleniyor...