Block title
Block content
Acaba, Hazret-i Ebu Hüreyre gibi sadık ve bütün hayatını hadîse ve dine vakfeden, 1 وَمَنْ كَذَبَ عَلَىَّ مُتَعَمِّدًا فَلْيَتَبَوَّاْ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ hadîsini işiten ve nakleden, hiç mümkün müdür ki, hıfzındaki ehâdis-i Nebeviyenin kıymetini ve sıhhatini şüpheye düşürüp Ehl-i Suffenin tekzibine hedef edecek muhalif bir söz ve asılsız bir vak’a söylesin? Hâşâ!

Rab! Şu Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın bereketi hürmetine, bize ihsan ettiğin maddî ve mânevî rızkımıza bereket ihsan et!

BİR NÜKTE-İ MÜHİMME: Malûmdur ki, zayıf şeyler içtimâ ettikçe kuvvetleşir. İncecik ipler topak yapılsa, kuvvetli halat olur. Kuvvetli halatlar topak yapılsa, kimse koparamaz. İşte, on beş envâ-ı mu’cizattan yalnız bereket kısmındaki mu’cizâtı ve o kısmın on beş kısmından ancak bir kısmını, on beş misalle gösterdik. Herbir misal, tek başıyla nübüvveti ispat eder bir derecede kuvvetliydi. Farz-ı muhal olarak, bunların bir kısmını kuvvetsiz saysak da yine kuvvetsiz diyemeyiz. Çünkü, kavî ile ittifak eden kavîleşir.

Hem şu on beş misalin içtimaı, kat’î, şüphesiz bir tevatür-ü mânevî ile, kuvvetli bir mu’cize-i kübrâyı gösterir. Şimdi, şu mecmudaki mu’cize-i kübrâ, bereket mu’cizelerinden zikredilmemiş olan on dört kısm-ı âhare mezc edilse, kuvvetli halatları topak yapmak gibi, koparılması mümkün olmayan bir mu’cize-i ekber, içinde görünür.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Kim bilerek bana yalan isnad ederse (benden yalan bir şey haber verirse) Cehennem ateşindeki yerine hazırlansın.” Buharî, İlim: 39; Cenâiz: 33; Enbiyâ: 50; Edeb: 109; Müslim, Zühd: 72; Ebû Dâvud, İlim: 4; Tirmizî, Fiten: 70, İlim: 8, 13; Tefsir: 1; Menâkıb: 19; İbni Mâce, Mukaddime: 4; Dârîmî, Mukaddime: 25, 46; Müsned, 1:70, 78.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Altıncı Nükteli İşaret / Sonraki Risale: Sekizinci İşaret
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

Aleyhissalâtü Vesselâm : Allah’ın salât ve selâmı onun üzerine olsun
ehâdis-i Nebeviye : Peygamber hadisleri
envâ-ı mucizat : mu’cizelerin türleri, çeşitleri
farz-ı muhal : olmayacak birşeyi olacakmış gibi düşünme, varsayım
hadis : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek söz, fiil ve hareketi veya onun onayladığı başkasına ait söz, iş veya davranış
halat : kalın, sağlam ip
hâşâ : asla, öyle değil
içtimâ : toplanma, bir araya gelme
ihbar : haber verme
ihsan : bağış, ikram, lütuf
işhad etme : şahid gösterme
ittifak etme : aynı görüşü paylaşma, birleşme
kat’î : kesin
kavî : güçlü, kuvvetli
kısm-ı âhar : diğer, geri kalan, sonraki kısım
malûm : bilinen, belli
mânen : mânevî olarak
mecmu : bütün, genel
mezcetmek : katmak, ilâve etmek, bütünleştirmek
mu’cizât : mu’cizeler
mu’cize-i kübrâ : büyük mu’cize
muhalif : aykırı, zıt
nübüvvet : peygamberlik, elçilik
nükte-i mühimme : önemli ince nokta
Rab : herbir varlığa muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah
Resul-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed (a.s.m.)
sadık : doğru söyleyen
sıhhat : doğruluk, sağlamlık, güvenirlilik
tekzip : yalanlama
telâkki etme : kabul etme, anlamak
tevatür : yalan üzerine birleşmeleri mümkün olmayan bir topluluk tarafından bir hadis-i şerifin aktarılması
tevatür-ü mânevî/mânevî tevatür : yalan üzerine birleşmeleri mümkün olmayan bir topluluğun bir hadis-i şerifi mânâ yönünden aktarması veya aktarma esnâsında susmak suretinde doğruluğunu kabul etmesi
umum : bütün, genel
vakfetme : adama, tahsis etme
Yükleniyor...