Block title
Block content
ÜÇÜNCÜSÜ: Âlem-i berzah ve âhiret seferinde, tarikat silsilelerinden bir silsileye iltihak edip ve o kàfile-i nuraniye ile ebedü’l-âbâd yolunda arkadaş olmak ve yalnızlık vahşetinden kurtulmak ve onlarla dünyada ve berzahta mânen ünsiyet etmek ve evham ve şübehâtın hücumlarına karşı onların icmâına ve ittifakına istinad edip, herbir üstadını kavî bir senet ve kuvvetli bir burhan derecesinde görüp, onlarla o hatıra gelen dalâlet ve şübehâtı def etmektir.

DÖRDÜNCÜSÜ: İmandaki marifetullah ve o marifetteki muhabbetullahın zevkini, sâfi tarikat vasıtasıyla anlamak; ve o anlamakla dünyanın vahşet-i mutlakasından ve insanın kâinattaki gurbet-i mutlakasından kurtulmaktır.

Çok Sözlerde ispat etmişiz ki, saadet-i dâreyn ve elemsiz lezzet ve vahşetsiz ünsiyet ve hakikî zevk ve ciddî saadet, iman ve İslâmiyetin hakikatindedir.

İkinci Sözde beyan edildiği gibi, iman, şecere-i tûbâ-i Cennetin bir çekirdeğini taşıyor. İşte, tarikatin terbiyesiyle o çekirdek neşvünemâ bulur, inkişaf eder.

BEŞİNCİSİ: Tekâlif-i şer’iyedeki hakaik-i lâtifeyi, tarikatten ve zikr-i İlâhîden gelen bir intibah-ı kalbî vasıtasıyla hissetmek, takdir etmek-o vakit taate, suhre gibi değil, belki iştiyakla itaat edip ubûdiyeti ifa eder.

ALTINCISI: Hakikî zevke ve ciddî teselliye ve kedersiz lezzete ve vahşetsiz ünsiyete, hakikî medar ve vasıta olan tevekkül makamını ve teslim rütbesini ve rıza derecesini kazanmaktır.

YEDİNCİSİ: Sülûk-ü tarikatin en mühim şartı, en ehemmiyetli neticesi olan ihlâs vasıtasıyla, şirk-i hafîden ve riyâ ve tasannu gibi rezâilden halâs olmak ve tarikatin mahiyet-i ameliyesi olan tezkiye-i nefis vasıtasıyla nefs-i emmârenin ve enâniyetin tehlikelerinden kurtulmaktır.

SEKİZİNCİSİ: Tarikatte, zikr-i kalbî ile ve tefekkür-ü aklî ile kazandığı teveccüh ve huzur ve kuvvetli niyetler vasıtasıyla âdetlerini ibadet hükmüne çevirmek ve muamelât-ı dünyeviyesini a’mâl-i uhreviye hükmüne getirip sermaye-i ömrünü hüsn-ü istimal etmek cihetiyle, ömrünün dakikalarını, hayat-ı ebediyenin sümbüllerini verecek çekirdekler hükmüne getirmektir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlem-i berzah : dünya ile âhiret arasındaki kabir âlemi
berzah : kabir âlemi
beyan etmek : açıklamak, izah etmek
ebedü’l-âbâd : sonsuzlukların sonsuzluğu olan âhiret
enâniyet : benlik, gurur
evham : kuruntular, şüpheler
gurbet-i mutlaka : mutlak gariplik, yabancılık, yalnızlık
hakaik-i lâtife : tatlı, şirin hakikatlar, ince mânâlı gerçekler
hakikat : asıl, esas, gerçek mahiyet
hakikî : gerçek
halâs olmak : kurtulmak
icmâ : görüş birliği
ifa etme : yerine getirme
ihlâs : samimiyet; ibadet ve davranışlarda sadece Allah’ın rızasını gözetme
iltihak etmek : katılmak
inkişaf etme : açığa çıkma
intibah-ı kalbî : kalbi uyanış
istinad : dayanma, güvenme
iştiyak : çok arzu ve istek
ittifak : birlik, birleşme
kàfile-i nuraniye : nurlu topluluk
kâinat : evren, yaratılmış herşey
kavî : güçlü, kuvvetli
mahiyet-i ameliye : tatbik ve uygulamanın mahiyeti, özelliği
mânen : mânevî yönden
marifet : bilme ve tanıma
marifetullah : Allah’ı bilme ve tanıma
medar : sebep, kaynak
muhabbetullah : Allah sevgisi; Cenâb-ı Hakka duyulan sevgi
nefs-i emmâre : insanı daima kötülüğe, yasak zevk ve isteklere teşvik eden duygu
neşvünemâ : büyüme ve gelişme
rezâil : rezillikler, adilikler, alçaklıklar
riyâ : gösteriş
saadet : mutluluk, huzur
saadet-i dareyn : dünya ve âhiret mutluluğu
sâfi : arınmış, temiz
suhre : zoraki, angarya iş gören
sülûk-ü tarikat : tarikat yoluna girme; nefsi düzeltmek ve vuslata erişmek amacıyla tasavvuf yoluna girme, mânevî yolculuğa çıkma
şecere-i tûbâ-i Cennet : cennetteki tuba ağacı
şirk-i hafî : gizli şirk
şübehat : şüpheler, tereddütler
tarikat : tasavvuf adıyla Allah’ı tanımaya ve iman esaslarını inkişaf ettirerek insanı mânevî olgunluğa götüren yol
tasannu : yapmacık
tekâlif-i şer’iye : şeriatın yükümlülükleri, dinin emirleri
tevekkül : Allah’a güvenme ve Onu vekil kabul etme
tezkiye-i nefis : nefsi terbiye edip temizleme
ubûdiyet : kulluk
ünsiyet : dostluk, yakınlık, hoşlanma
vahşet : ilkellik
vahşet-i mutlaka : tam bir yalnızlık ve ürküntü hâli
vasıta : araç
zikr-i İlâhî : Cenâb-ı Allah’ı anma
Yükleniyor...