Block title
Block content
Beşinci Risale Olan Beşinci Mesele

Şükür Risalesi

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ 1

Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan tekrar ile

اَفَلاَ يَشْكُرُونَ.. اَفَلاَ يَشْكُرُونَ.. وَسَنَجْزِى الشَّاكِرِينَ
لَئِنْ شَكَرْتُمْ َلاَزِيدَنَّكُمْ - بَلِ اللهَ فَاعْبُدْ وَكُنْ مِنَ الشَّاكِرِينَ 2

gibi âyetlerle gösteriyor ki, Hâlık-ı Rahmân‘ın, ibâdından istediği en mühim iş şükürdür. Furkan-ı Hakîmde gayet ehemmiyetle şükre davet eder. Ve şükür etmemekliği, nimetleri tekzip ve inkâr suretinde gösterip, فَبِاَىِّ آلاَءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ 3 fermanıyla, Sûre-i Rahmân’da şiddetli ve dehşetli bir surette otuz bir defa şu âyetle tehdit ediyor, şükürsüzlüğün bir tekzip ve inkâr olduğunu gösteriyor.

Evet, Kur’ân-ı Hakîm, nasıl ki şükrü netice-i hilkat gösteriyor. Öyle de, Kur’ân-ı kebîr olan şu kâinat dahi gösteriyor ki, netice-i hilkat-i âlemin en mühimi şükürdür. Çünkü, kâinata dikkat edilse görünüyor ki, kâinatın teşkilâtı şükrü intac edecek bir surette, herbir şey bir derece şükre bakıyor ve ona müteveccih oluyor. Güya şu şecere-i hilkatin en mühim meyvesi şükürdür. Ve şu kâinat fabrikasının çıkardığı mahsulâtın en âlâsı şükürdür.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. İsrâ Sûresi, 17:44.
2 : “Hâlâ şükretmezler mi?” Yâsin Sûresi, 36:35, 73. “Şükredenleri elbette mükâfatlandıracağız.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:145. “Şükrederseniz nimetimi elbette arttırırım.” İbrahim Sûresi, 14:7. “Yalnız Allah’a kulluk et ve şükredenlerden ol.” Zümer Sûresi, 39:66.
3 : “Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkâr edersiniz?” Rahmân Sûresi, 55:13 vd.
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlâ : en üstün
ehemmiyet : önem
ferman : buyruk, emir
Furkan-ı Hakîm : doğru ile yanlışı birbirinden ayıran hikmetli Kur’ân
Hâlık-ı Rahmân : rahmeti herşeyi kaplayan, yaratıklarını esirgeyip koruyan, şefkat eden ve rızıklandıran yaratıcı, Allah
hilkat-i âlem : âlemin yaratılışı
ibâd : kullar
inkâr : inanmama, yalanlama
intac etmek : sonuç vermek
kâinat : evren, yaratılmış herşey, bütün âlemler
Kur’ân-ı Hakîm : hikmetli Kur’ân
Kur’ân-ı kebîr : büyük Kur’ân
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan : Allah tarafından, Peygamber Efendimiz vasıtasıyla gönderilen açıklamalarıyla ve anlatımıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân
mahsulât : ürünler
mevcudat-ı âlem : âlemdeki varlıklar
müteveccih : yönelik
netice-i hilkat : yaratılışın sonucu
netice-i hilkat-i âlem : âlemin yaratılış gayesi
sûre-i Rahmân : Rahmân Sûresi; Kur’ân-ı Kerimin 55. sûresi
suret : şekil
şecere-i hilkat : kâinat ağacı
tekzip : yalanlama
teşkil edilmek : meydana getirilmek
teşkilât : oluşumlar, meydana gelmeler
Yükleniyor...