Block title
Block content
Ne tabiatın haddi var ki, o daire-i tasarruf-u rububiyetinde saklansın ve tesir sahibi olup müdahale etsin; ve ne de tesadüfün hakkı var ki, o hassas mizan-ı hikmet dairesindeki işlerine karışsın.

Risalelerde, yirmi yerde kat’î hüccetlerle tesadüfü ve tabiatı nefyetmişiz ve Kur’ân kılıcıyla idam etmişiz, müdahalelerini muhal göstermişiz.

Fakat, rububiyet-i âmmedeki daire-i esbab-ı zâhiriyede, ehl-i gafletin nazarında hikmeti ve sebebi bilinmeyen işlerde, tesadüf namını vermişler. Ve hikmetleri ihata edilmeyen bazı ef’âl-i İlâhiyenin kanunlarını, tabiat perdesi altında gizlenmiş, görememişler, tabiata müracaat etmişler.

İkincisi, hususî rububiyetidir ve has iltifat ve imdad-ı Rahmânîsidir ki, umumî kanunların tazyikatı altında tahammül edemeyen fertlerin imdadına, Rahmânü’r-Rahîm isimleri imdada yetişirler, hususî bir surette muavenet ederler, o tazyikattan kurtarırlar.

Onun için, her zîhayat, hususan insan, her anda Ondan istimdat eder ve medet alabilir. İşte bu hususî rububiyetindeki ihsânâtı, ehl-i gaflete karşı da tesadüf altına gizlenmez ve tabiata havale edilmez.

İşte bu sırra binaendir ki, i’câz-ı Kur’ân ve mu’cizât-ı Ahmediyedeki işârât-ı gaybiyeyi, hususî bir işaret telâkki ve itikad etmişiz. Ve bir imdad-ı hususî ve muannidlere karşı kendini gösterecek bir inâyet-i hâssa olduğunu yakîn ettik ve sırf lillâh için ilân ettik. Kusur etmişsek Allah affetsin. Âmin.

رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَآ اِنْ نَسِينَآ اَوْ اَخْطَاْنَا 1

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” Bakara Sûresi, 2:286.
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

binaen : dayanarak
daire-i esbab-ı zâhiriye : görünürdeki sebepler dairesi
daire-i tasarruf-u rububiyet : İlâhî irâde ve terbiyenin tasarruf dairesi
ef’âl-i İlâhiye : kâinattaki varlıkları ortaya çıkaran İlâhî fiiller; yaratma, şekil verme, rızıklandırma gibi
ehl-i gaflet : âhirete, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarsız olan kimseler
has : özel
hassas : ince
hikmet : gaye, fayda, anlam
hususan : özellikle
hususî : özel
hüccet : delil, kanıt
i’câz-ı Kur’ân : Kur’ân’ın mu’cizeliği
ihata edilme : kavranma, anlaşılma, kuşatılma
ihsânât : ihsanlar, ikramlar, lûtuflar
iltifat : iyilik ve güzellikle muamele etme
imdad : yardım
imdad-ı hususî : özel yardım
imdad-ı Rahmânî : rahmet ve merhameti sonsuz olan Allah’ın yardımı
inâyet-i hâssa : özel yardım
istimdat etmek : yardım istemek, dilemek
işârât-ı gaybiye : geleceğe veya bilinmeyen bir olaya işaretler
itikad etmek : inanmak
kat’î : kesin
lillâh : Allah için
medet : yardım
mizan-ı hikmet : hikmet terazisi
mu’cizât-ı Ahmediye : Peygamber Efendimizin (a.s.m.) gösterdiği mu’cizeler
muannid : inatçı dinsiz
muavenet etme : yardım etme
muhal : imkânsız
nam : ad, isim
nazar : bakış, düşünce
nefyetmek : sürgün etmek, uzaklaştırmak
Rahmânü’r-Rahîm : dünya ve ahirette yarattıklarına sonsuz rahmet, şefkat ve merhametiyle muamele eden Allah
risale : mektup; Risale-i Nur’dan herhangi bir bölüm
rububiyet : Rablık; Allah’ın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması
rububiyet-i âmme : Allah’ın bütün varlık âlemini kuşatan egemenliği, idaresi ve terbiyesi
suret : biçim, şekil
tabiat (tabiat fikri) : materyalist düşünce; tabiat için, “insan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç” düşüncesi
Yükleniyor...