Block title
Block content
Elhasıl: Eğer ilâhiyat ve usûlün bahis ve tasvirinde isen, şiddet ve kuvvet ve heybeti tazammun eden üslûb-u âlîden ayrılmamak gerektir.

Eğer hitabiyat ve iknaiyatta isen, ziynet ve parlaklık ve tergib ve terhibi tazammun eden üslûb-u müzeyyeni, elinden gelirse elden bırakma. Fakat gösteriş ve tasannu ve avamperestane nümayiş etmemek gerektir.

Eğer muamelât ve muhaverat ve âlet olan ilimlerde isen, vefa ve ihtisar ve selâmet ve selâset ve tabiîliği tekeffül eden ve sadeliğiyle cemâl-i zâtiyeyi gösteren üslûb-u mücerrede iktisar et.

Bu meselenin hâtimesi: Kelâmın kanaat ve istiğnası ve asabiyeti ise, makamın haricinde üslûbu aramamaktır. Şöyle ki: Mânânın kâmetine göre bir üslûbu kestirmek istediğin vakit, dâhil-i makamda olan menbadan ve mevzuun fabrikasından, lâakal kelâmın tazammun ettiği mevzuun veya kıssâtın veya san’atın levazımının parça parçasından ve tevabiinin kıt’a kıt’asından bir üslûbu dikmek, zaruret olmadan harice medd-i nazar etmemek, tâbir hata olmasa, harice boykotaj etmekle, elbette kelâmın kuvveti tezayüd ettiği gibi, servetin dağılmamasına en büyük esastır. Demek, mânâ ve makam ve san’at ise, kelâmın delâlet-i vaz’iyesine yardım edebilir. Nasıl kelâm, delâlet-i vaz’iye ile mânâyı gösterir, öyle de, böyle üslûp ise tabiatıyla mânâya işaret eder.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

asabiyet : soyluluk, asâlet; güç
avamperestane nümâyiş : avamca gösteriş, halka hoş görünmek için farklı tarzlara yeltenme
boykotaj etmek : boykot etmek
cemâl-i zatiye : zâtî güzellik; bizzat kendinde taşıdığı güzellik
dahil-i makam : makamın içi
delâlet-i vaz’iye : konulan lâfzın delâleti
elhasıl : kısaca, özetle
haric : dışarı
hâtime : sonuç, son bölüm
hitabiyat : hitabet (etkileyici konuşma) ile ilgili sözler
ihtisar : kısaltma
iknaiyat : ikna ve inandırma ile ilgili konular
iktisar : sözü uzatmama, kısa tutma, kısa sözle yetinme
istiğna : ihtiyaç duymama
kâmet : boy, endam
kelâm : ifade, söz
kıssât : kıssalar
lâakal : en azından
levazım : ayrılmayan unsurlar, beraber bulunmasına ihtiyaç olunan şeyler
medd-i nazar etmemek : bakışlarını yöneltmemek, gözlerini dikmemek
menba : kaynak
mevzu : konu, bahis
muamelât : uygulamaya dayalı ilimler; davranış bilimleri
muhaverat : konuşmaya dayalı ilimler
nümune : örnek, misal
selâmet : cümlelerdeki düzgünlük ve doğruluk; sağlıklı ifade
selâset : akıcılık, üslûptaki kolaylık s)
tabiîlik : doğallık, fıtrîlik
tasannu : yapmacık, sunî davranma; bir şiir veya yazıda tabiîlikten uzaklaşıp aşırı san’at yapma
tasvir : tasarlamak, göz önünde canlandırmak, betimlemek
tazammun etmek : içermek, içine almak
tekeffül etmek : kefil olmak, sorumluluğu üstlenmek
tergib : istek uyandırma, şevklendirme
terhib : korkutma, sakındırma
tevabi : tâbi olanlar; ilâveler
tezayüd etme : ziyadeleşme, artma
usûl : metodoloji
üslûb-u âlî : yüce üslûp (Bu üslûpta kuvvet ve heybet vardır)
üslûb-u mücerred : sade, basit üslûp
üslûb-u müzeyyen : süslü, parlak üslûp (Bu üslûp teşvik etme ve sakındırma gibi özellikleri ihtiva eder.)
üslûp : ifade, anlatım tarzı; san’atkârın görüş, his ve idrak ediş tarzı, ifadesindeki kendine has özelliği
zaruret : zorunluluk
ziynet : süs
Yükleniyor...