Block title
Block content
Bu san’atlarda yalnızca kudretinin adem-i kifayetine binaen ebnâ-yı cinsiyle imtizac etmek, o da iştirak etmek, o da teâvün etmek, o da sa’yin semeratını mübadele etmesini iktiza etmekle beraber, kuvâ-yı insaniyedeki inhimak ve tecavüz sebebiyle adalete ihtiyaç, o da her aklın adalete adem-i kifayetine binaen, onu muhafaza edecek kavanîn-i külliyenin vaz’larına ihtiyaç, o da tesirini muhafaza etmek için icra edecek bir mukannine, o mukannin dahi zahiren ve bâtınen hâkimiyetini muhafaza etmek için maddeten ve mânen tefevvuka, hem de Sâni-i Âlemin tarafından bazı umûr ile muhassas olmasıyla bir imtiyaz ve kuvvet-i nispete, hem de evamirine olan itaati temin ve tesis eden azamet-i Sâniin tasavvurunu zihinlerde idame edecek bir müzekkire-i mükerrere olan ibadete muhtaçtır. O ibadet dahi Sâniin canibine efkârı tevcih eder. O teveccüh ise, inkıyadı tesis, o inkıyad dahi nizam-ı ekmele îsal eder. O nizam-ı ekmel dahi, sırr-ı hikmetten tevellüd eder. Sırr-ı hikmet dahi ademü’l-abesiyeti ve Sâniin hikmeti, masnudaki teennuku kendine şahit gösterir.

İşte, eğer insanın hayvandan şu cihat-ı selâseyle olan temayüzünü derk edebildin; bizzarure netice veriyor ki: Nübüvvet-i mutlaka, nev-i beşerde kutup, belki merkez ve bir mihverdir ki, ahval-i beşer onun üzerine deveran ediyor. Şöyle ki:

Cihet-i ûlâda dikkat et. Bak, nasıl sevkü’l-insaniyet ve meyl-i tabiînin adem-i kifayeti ve nazarın kusuru ve tarik-i akıldaki evhamın ihtilâtı, nasıl nev-i beşeri eşedd-i ihtiyaçla bir mürşid ve muallime muhtaç eder. O mürşid, peygamberdir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adalet : her hak sahibine hakkının tam ve eksiksiz verilmesi
adem-i kifayet : yetersiz olma
ademü’l-abesiyet : abes ve lüzumsuz olmama
ahval-i beşer : insanların halleri, durumları
azamet-i Sâni : herşeyi san’atlı olarak yaratan Allah’ın büyüklüğü , yüceliği bizzarure
canib : taraf, yön
cihat-ı selâse : üç yön
cihet-i ûlâ : birinci yön
derk etme : algılama, kavrama
deveran etme : dönme, dolaşma
ebnâ-yı cins : aynı cins ve türden gelenler
efkâr : fikirler, düşünceler
eşedd-i ihtiyaç : çok şiddetli ihtiyaç
evamir : emirler
evham : vehimler, kuruntular, aklın izlediği yol
hâkimiyet : egemenlik, hükümranlık
hikmet : Allah’ın herşeyi bir gayeye yönelik olarak, anlamlı ve tam yerli yerinde yaratma sıfatı
icra etme : yürütme, yerine getirme
idame etme : devam ettirme
ihtilât : karışma, içiçe geçme
iktiza etme : gerektirme
imtiyaz : başkalarına tanınmayan özel hak, ayrıcalık
imtizac etmek : kaynaşmak, uyum sağlamak
inhimak : aşırı düşkünlük
inkıyad : boyun eğme, itaat etme
îsal etme : ulaştırma
iştirak etmek : katılmak
kavânin-i külliye : türleri, sınıfları içine alan, kapsamlı kanunlar
kutup : esas, önder, direk, eksen
kuvâ-yı insaniye : insandaki güçler, duygular, duyular
kuvvet-i nispet : Allah’a bağlı olmaktan kaynaklanan güç
maddeten : maddî olarak
mânen : manevî olarak
masnu : san’atlı bir şekilde yaratılan varlık
meyl-i tabiî : yaratılışta olan meyil, tabiî
mihver : eksen, yörünge
muallim : öğretmen, öğretici
muhassas : tahsis edilmiş; özel olarak donatılmış
mukannin : kanun koyan
mübadele etme : alışverişte bulunma, değiş tokuş etme, alma verme
mürşid : doğru ve hak yolu gösteren
müzekkire-i mükerrere : tekrar tekrar hatırlatan
nazarın kusuru : bakış, görüşün kusuru ve kısalığı
nev-i beşer : insanlık
nizam-ı ekmel : çok mükemmel ve eksiksiz düzen
nübüvvet-i mutlaka : genel olarak peygamberlik kurumu
sa’y : çalışma, emek, kazanç
Sâni : herşeyi mükemmel ve san’atlı bir şekilde yaratan Allah
Sâni-i Âlem : bütün varlık âlemini san’atlı bir şekilde yaratan Allah
semerat : meyveler, neticeler
sevkü’l-insaniyet : insanlığın yönlendirilmesi
sırr-ı hikmet : hikmetin sırrı, espirisi
tarik-i akıl : aklın yolu, aklın izlediği yol
tasavvur : düşünce, hayal edip zihinde bir kişilik kazandırma
teâvün etmek : yardımda bulunmak
tecavüz : haddi aşma, başkasının hakkına geçme
teennuk : varlıklardaki hikmetli, kusursuz ve pürüzsüz yaratılma özelliği
tefevvuk : üstünlük, üstün gelme, üstün olma
temayüzü : üstün olan farkı
temin ve tesis : bir neticeyi temin etme ve sağlama (bk. e-m-n)
tesis etme : kurma, yerleştirme
tevcih etme : yöneltme
teveccüh : yönelme
tevellüd etme : doğma, meydana gelme
umur : işler, fiiller
vaz’ etme : tesis etme, ortaya koyma
zahiren ve bâtınen : dış ve iç yapı ile ilgili olarak
Yükleniyor...