Block title
Block content
Halbuki, Kur’ân’ı tefsir edecek, yine Kur’ân ve hadis-i sahihtir. Yoksa, ahkâmı mensuh olduğu gibi, kasası dahi muharrefe olan İncil ve Tevrat değildir.

Evet, mâsadak ile mânâ ayrıdırlar. Halbuki, mâsadak olmaya mümkün olan şey, mânâ yerine ikame olundu. Çok da imkânât vukuata karıştırıldı.

Hem de, vaktâ hikmet-i Yunaniyeyi Müslüman etmek için Me’mun’un asrında tercüme olundu. Fakat pek çok esâtîr ve hurâfâtın menbaından çıkan o hikmet, bir derece müteaffine olduğundan, safiye olan efkâr-ı Arabın içlerine tedahül ettiğinden, bir derece efkârları karıştırdığı gibi, tahkikten taklide bir yol açtı.

Hem de âb-ı hayat olan İslâmiyetten kariha-i fıtriyeleriyle istinbat etmeye kâbil iken, o hikmetin telemmüzüne tenezzül ettiler. Evet, nasıl ki ihtilât-ı A’câm ile kelâm-ı Mudarî’nin melekesi fesada yüz tutmakla muhakkikîn-i ulema o melekeyi muhafaza etmek için ulûm-u Arabiyenin kavaidini tedvin ettiler. Öyle de, şu hikmet ve İsrailiyat dahi, daire-i İslâmiyete duhulleriyle beraber, bazı nakkad-ı muhakkikîn-i İslâm temyiz ve tasfiyelerine teşebbüs ettiler. Fakat-hayfâ!-tamamıyla muvaffak olamadılar.

İş bu kadar da kalmadı. Çünkü tefsir-i Kur’ân’a sarf-ı himmet edildiği vakit, bazı ehl-i zahir, Kur’ân’ın nakliyatını bazı İsrailiyata tatbik ve bir kısım akliyatını dahi hikmet-i mezbureye tevfik ettiler.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âb-ı hayat : hayat suyu; dirilik suyu, içene ebedî hayat bağışlayan su
ahkâm : hükümler, esaslar
akliyat : akılla bilinen şeyler, akıl ile araştrılıp bulunabilen hususlar
daire-i İslâmiyet : İslâmiyet dairesi
duhul : girme, dahil olma
efkâr : fikirler, düşünceler
efkâr-ı Arab : Arap milletinin fikirleri, düşünceleri
ehl-i zahir : âyet ve hadislerin sadece lâfızlarına, şekil mânâlarına göre tefsir yapıp hüküm veren âlimler
esâtîr : mitoloji; uydurma hikâyeler, efsâneler
fesad : bozulma
hayfâ! : ne yazık ki!
hikmet : felsefe
hikmet-i Yunaniye : Yunan felsefesi
hurâfât : hurâfeler, bâtıl inanışlar
ihtilât-ı a’câm : Arap olmayanların Araplarla karşılaşması
ikame : yerleştirme, yerine koyma
imkânât : olabilirlikler
İsrailiyat : Yahudi ve Hıristiyanların inanç, ahlâk, tarih ve efsaneye dayalı kültüründen İslâma karışmış olan şeyler; daha çok Yahudi kitaplardan nakledilen, Kur’ân ve hadisin getirmiş olduğu ölçülere uymayan hurafelerle karışık bir kısım hikâye ve haberler
istinbat etmek : bir söz veya bir işten bir mânâ ve hüküm çıkarmak
kâbil : kabul etmeye müsait
kariha-i fıtriye : insanın yaradılışında bulunan doğal zihin kudreti
kasas : kıssalar, hikâyeler
kavaid : kurallar, prensipler
kelâm-ı Mudarî : Arap kabilelerinden Mudar kabilesinin konuştuğu Arapça; Kur’ân-ı Kerim bu lehçe üzerine nâzil olmuştur, en fasih Arapça’dır
mâsadak : bir söz veya hükmü doğrulayan husus, doğrulayıcı bir mânâ
meleke : yordam, tecrübe ve tekrarla ve çok kullanmakla elde edilen beceri
menba : kaynak
mensuh : nesh edilmiş; hükmü yürürlükten kaldırılmış
muhafaza etmek : korumak, saklamak
muhakkikîn-i ulema : gerçekleri araştıran ve delilleriyle bilen âlimler
muharrefe : aslı tahrif edilmiş, bozulmuş
muvaffak olmak : başarılı olmak
müteaffin : bozulmuş, kokuşmuş, çürük
nakkad-ı muhakkikîn-i İslâm : hakikatleri araştırıp bulan, onların iyisini kötüsünden ayıran büyük İslâm âlimleri
nakliyat : nakiller, bir bilgiyi Kur’ân-ı Kerim ve sünnet gibi kaynaklara dayanarak aktarma
safiye : temiz, duru; hâlis
sarf-ı himmet : gayret gösterme, gayret sarfetme
tahkik : araştırma, inceleme
tasfiye : arıtma, temizleme, safileştirme
tatbik : uygulama
tedahül etmek : içine girip dahil olmak, iç içe olmak, içine karışmak
tedvin : bir araya getirerek tertiplemek; aynı konuya ait çalışmaları bir araya toplayıp kitap haline getirmek
tefsir-i Kur’ân : Kur’ân tefsiri
telemmüz : öğrenmek için devam etme, öğrencilik etme
temyiz : ayırma, ayırt etme
tenezzül etmek : seviyesine düşmek, kendisine aykırı düşen bir iş veya durumu kabul etmek; alçalmak, inmek
teşebbüs etmek : girişmek
ulûm-u Arabiye : Arap dili ve edebiyatına ilişkin ilimler
vakta ki : ne vakit ki, ne zaman ki
vukuat : meydana gelmiş olaylar; olmuş olanlar
Yükleniyor...