Block title
Block content
On İkinci Ders

كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةً بِاِذْنِ اللهِ
1

Ey birader! Küffar ve ehl-i dalâletin kesret-i adediyle beraber bazı hakaik-i imaniyenin inkârlarında ittifakları seni sarsmasın. Çünkü kıymet, kesrette değildir. Zira insan, insan olmadığı vakit, şeytan bir hayvan olur. Ecnebîler gibi ihtirasat-ı hayvaniyede terakki ettikçe hayvaniyeti şiddetlenir, daha ziyade hayvan olur. Hayvanatın kemiyetçe kesreti; ve insanın, hayvanata nisbeten kılleti malûm... Hâlbuki hayvanat, insan için halk olunmuştur.

Küffarın tarifi ise: Küffar, hayvanat-ı İlâhîden bir nev’i habistirler ki; imaret-i dünyaya ve hem mü’minlere derecat-ı niam-ı İlâhiyeyi anlamaya bir vâhid-i kıyasî olmak için halk edilmişler ve imhal edilmişlerdir. Şu küffar denilen bu nev’i hayvanatın, hakkı inkâr edip nefyetmekte ittifakları kuvvetsizdir.

Evet, küfür, çendan ispat sûretinde de olsa, nefiydir, inkârdır, cehildir, ademdir. Binler ehl-i nefiy ve inkârın iki ehl-i ispata karşı sözleri bâtıldır, sukut eder.

Meselâ, bütün bir şehrin ahalisi, Ramazan ayına bakıyorlar. Binler insan, “yok” diye nefiy ve inkâr etseler, iki adam da ispat edip şehadet etse, bütün inkâr edenlerin sözleri hiçe iner. Acaba, kâr-ı akıl mıdır ki, sen desen: “Bu kadar binlerle insanların tevatürlerini kabul ederim, o iki adamın şehadetlerini reddederim?”

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Nice az topluluklar, nice kalabalık topluluklara Allah’ın izniyle galip gelmişlerdir.” Bakara Sûresi, 2:249.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adem : hiçlik, yokluk
ahali : halk
bâtıl : gerçek dışı, temelsiz, delilsiz
birader : kardeş
cehil : cahillik
çendan : gerçi, her ne kadar
derecat-ı niam-ı İlâhiye : İlâhî nimetlerin dereceleri
ecnebiler : yabancılar, Batılılar
ehl-i dalâlet : doğru ve hak yoldan sapanlar, inançsız kimseler
ehl-i ispat : birşeyin varlığını ve doğruluğunu ispatlayanlar
ehl-i nefiy ve inkâr : birşeyin varlığını reddeden ve inkâr edenler
habis : pis, kötü, alçak
hak : doğru, gerçek
hakaik-i imaniye : iman hakikatleri, esasları
halk edilmek : yaratılmak
halk olunmak : yaratılmak
hayvanat : hayvanlar
hayvanat-ı İlâhî : Cenâb-ı Hakkın yarattığı hayvanlar
hayvaniyet : hayvanlık
ihtirasat-ı hayvaniye : hayvânî ihtiraslar, hayvanî duygulardan kaynaklanan aşırı istekler, tutkular
imaret-i dünya : dünyanın imar edilmesi
imhal edilme : mühlet verilme
ittifak : birleşme, birlik
kâr-ı akıl : akıl kârı
kemiyet : sayı çokluğu
kesret : çokluk
kesret-i adet : adet ve sayı çokluğu
kıllet : azlık
küffar : kâfirler, Allah’ı veya Allah’ın bildirdiği kesin olan şeylerden bir kısmını inkâr edenler
küfür : inkâr veya inançsızlık
malûm : bilinen, belli
mü’min : iman eden, Allah’a ve Onun gönderdiği şeylere inanan
nefy : reddetme, inanmama
nev’i : çeşit, tür
nisbeten : oranla
sukut etmek : düşmek, hükmünü kaybetmek
şehadet : şahitlik, tanıklık
terakki etmek : ilerlemek, yükselmek
vahid-i kıyasî : ölçü birimi
zira : çünkü
ziyade : fazla, çok
Yükleniyor...