Block title
Block content
İkincisi: Eski zamanda, on dört yaşında iken icâzet almanın alâmeti olan üstad tarafından bir cübbe bana giydirmek vaziyetine mâniler bulundu. Yaşımın küçüklüğüyle, memleketimizde büyük hocalara mahsus kisve giymek yakışmadığı...

Saniyen: O zamanda büyük âlimler, bana karşı üstadlık vaziyeti değil, ya rakip veyahut teslimiyet derecesine girdikleri için bana cübbe giydirecek ve üstadlık vaziyetini alacak kendilerine güvenenler bulunmadı. Ve evliya-yı azimeden dört-beş zâtın da vefat etmeleri cihetiyle, elli altı senedir icazetin zahir alâmeti olan cübbeyi giymek ve bir üstadın elini öpmek, üstadlığını kabul etmek hakkımı bugünlerde, yüz senelik bir mesafede Hazret-i Mevlânâ Zülcenâheyn Hâlid Ziyâeddin kendi cübbesini, pek garip bir tarzda bana giydirmek için gönderdiğini bazı emarelerle bana kanaat geldi. Ben de o mübarek ve yüz yaşında HAŞİYE cübbeyi giyiyorum. Cenâb-ı Hakka şükrediyorum.
Said Nursî
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

HAŞİYE : Risale-i Nur şakirtlerinden ve âhiret hemşiremizden Âsiye namında bir hanımın eliyle o mübarek emaneti aldım.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki ebedî hayat
alâmet : işaret
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
cübbe : giyilmesi sünnet olan, bilhassa namazda giyilen uzun ve bolca bir giysi
emare : belirti, işaret
evliya-ı azîme : büyük veliler
Hazret-i Mevlânâ Zülcenâheyn : iki kanatlı efendimiz hazretleri
hemşire : kız kardeş, bacı
icâzet : diploma, yetki belgesi
kanaati gelme : razı olma, inanma
kisve : elbise
mâni : engel
saniyen : ikinci olarak
şakirt : talebe, öğrenci
şükür : nimetlere karşı memnunluk gösterme, Allah’a teşekkür etme
teslimiyet : bağlılık
Yükleniyor...