Block title
Block content
Ve ehl-i hakikatin yüzer kitapları keşfe, zevke istinaden o mârifet-i imaniyeyi daha başka bir cihette izhar etmişler. Fakat, Kur’ân’ın mu’cizekâr cadde-i kübrâsı, gösterdiği hakaik i imaniye ve mârifet-i kudsiye, o ulemâ ve evliyanın pek çok fevkinde bir kuvvet ve yüksekliktedir.

İşte, Risale-i Nur bu cami ve küllî ve yüksek mârifet caddesini tefsir edip, bin seneden beri Kur’ân aleyhine ve İslâmiyet ve insaniyet zararına ve adem âlemleri hesabına tahribatçı küllî cereyanlara karşı Kur’ân ve iman namına mukabele ediyor, müdafaa ediyor. Elbette hadsiz tahşidata ihtiyacı vardır ki, o hadsiz düşmanlara karşı dayanıp ehl-i imanın imanını muhafazasına Kur’ân nuruyla vesile olsun.

Hadîs-i şerifte vardır ki: “Bir adam seninle imana gelmesi, sana sahra dolusu kırmızı koyunlardan daha hayırlıdır.”1 “Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlı olur.”2 Hattâ Nakşîlerin hafî zikre verdiği büyük ehemmiyet, bu nevi tefekküre yetişmek içindir. Umum kardeşlerime birer birer selâm ve dua ediyoruz.
3 اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Buhari, Cihad: 102, 143; Müslim, Fadâilü’s-Sahâbe: 34; Dârimî, İlim: 10; el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr: 6:359, hadis no: 9606.
2 : El-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:310; Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn, 4:409 (Kitâbu’t-Tefekkür); el-Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, 1:78.
3 : Bâkî olan sadece Odur.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adem : hiçlik, yokluk
cadde-i kübrâ : büyük cadde
câmi : kapsamlı
cereyan : akım, hareket
cihet : şekil, yön
ehl-i hakikat : doğru yolda olan kimseler; tarikat ve tasavvuf yoluna girmeden, Sahabe gibi doğrudan Kur’ân ve Sünnet ışığında ilerleyenler
ehl-i iman : Allah’a ve Allah’tan gelen her şeye inanan kimseler, mü’minler
evliya : velîler; Allah dostları olan sevgili kullar
fevkinde : üstünde
hadîs-i şerif : Peygamberimize (a.s.m.) ait söz, fiil, davranış veya onun onayladığı başkasına ait söz, fiil ve davranışlar
hadsiz : sayısız
hafî : gizli, sessiz
hakaik-i imaniye : iman hakikatleri, esasları
izhar etme : gösterme
küllî : evrensel, kapsamlı
mârifet : Allah’ı tanıma, bilme
mârifet-i imaniye : imanî bilgi, malûmat
mârifet-i kudsiye : mukaddes marifet, bilgi, san’at
mu’cizekâr : mu’cizeli
muhafaza : koruma, saklama
mukabele : karşılık
müdafaa : savunma
nevi : çeşit, tür
sahra : büyük çöl
tahribatçı : her şeyi yıkan, dağıtan
tahşidat : öneminden dolayı bir şeyin üzerinde fazla durma
tefekkür : Allah’ı tanımayı sonuç verecek şekilde düşünme
tefsir : açıklama, yorum
ulemâ : âlimler
zikir : (tas.) tarîkat ehlinin bir şeyh gözetiminde belli kelime ve ibâreleri belli zamanda ve belli sayıda edep dairesinde söylemeleri
Yükleniyor...