Block title
Block content
Yüzlerce sened, hem nice yüzlerce işaret,
Eyler bu mukaddes koca dâvâya şehadet.

En başta gelen şâhid-i adl Hazret-i Kur’ân
Göstermiş ayânen otuz üç yerde o burhan.

1 يَامُدْرِكًا’in kalbine gömmüş Esedullah,
Çok sır ki, bilenler oluyor hep sana âgâh.

2 كُنْ قَادِرِىَّ الْوَقْتِ demol pîr-i muazzam,
Binlerce velî hem yine yapmış buna bin zam.

Mu’cizdir o söz, haktır o öz, görmedi her göz,
Artık bu muammaları gel sen bize bir çöz.

Altıncı Sözün aldı bütün fiil ve sıfatı,
Verdim de arındım ona hem zât ve hayâtı.

Müflis ve fakir bekliyordum şimdi kapında
Tevhide eriştir beni, gel vârını sun da.

“Ben!.. Ben!..” diye yazdımsa da sensin yine ol “Ben”,
Hiçten ne çıkar, hem bana benlik yine senden.

Affet beni ey affı büyük lütfu büyük Risalei’n-Nur!
Bir dem bile hem eyleme senden beni yâ Rabbenâ mehcur!

Nur aşkına, Hak aşkına, dost aşkına ey nur!
Nurunla ve sırrınla bugün kıl bizi mesrur.

Ey nur-u ezelden gelen nur-u Muhammed (a.s.m.),
Ey sırr-ı imandan gelen nur-u müebbed!

Binlerce yetimin duyulan âhını bir kes,
Sarsar o büyük arşı da vallah bu çıkan ses.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Ey (felâket asrına) ulaşan!
2 : Zamanın kâdirîsi ol.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âgâh : uyanık; dikkatli
arş : en yüksek gök tabakası
ayânen : açıkça
burhan : güçlü ve sarsılmaz delil
dâvâ : iddia
dem : an, vakit
Esedullah : Allah’ın aslanı mânâsında Hz Ali’nin (r.a.) bir ünvanı
hak : doğru, gerçek; Allah
lütuf : iyilik, ihsan, bağış
mehcur : uzaklaştırılmış, terk edilmiş
mesrur : sevinçli, mutlu
mu’ciz : insanı âciz bırakan olağanüstü şey
muamma : sır, anlamı gizli ve zor anlaşılır söz
mukaddes : her türlü çirkinlikten ve eksiklikten arınmış, kutsal
müflis : iflas etmiş
nur : hakikat
nur-u ezel : başlangıcı olmayan sonsuz nur
nur-u Muhammed : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) nuru
nur-u müebbed : sonsuza kadar etrafını aydınlatacak olan nur
ol : Osmanlıca’da üçüncü tekil şahıs olan “o” kelimesini ifade eder
pîr-i muazzam : büyük öncü, mânevî lider
sırr-ı iman : imanın içinde gizli olan sır
şâhid-i adl : âdil şahid, doğru sözlü şahid
şehadet : şahidlik, tanıklık
tevhid : birleme; her şeyin bir olan Allah’a ait olduğunu gösteren inanç
Yâ Rabbenâ : ey Rabbimiz; ey herbir varlığa muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah’ımız
zam : ekleme, katma
Yükleniyor...