Block title
Block content
En nihayet, esaretimin sekizinci senesinde, en işkenceli ve en sıkıntılı bir zamanda, gayet kuvvetli bir teselli ve teşvike muhtaç olduğumuzdan bana ihtar edildi ki: Bunu, tahdis-i nimet ve bir şükr-ü mânevî nev’inden izhar et. Hem korkma, kanaat verecek derecede kuvvetlidir.

Bu izharda en mühim maksadım, esrar-ı Kur’âniyeye ait olan risalelerin makbuliyetine Gavs-ı Âzamın imza basması nev’inden olduğudur. İkinci maksadım, o kudsî Üstadımın kerametini izhar etmekle, keramat-ı evliyayı inkâr eden mülhidleri iskât edip, hizmet-i Kur’âniyeye fütur verecek çok esbaba mâruz ve çok avâika hedef olan arkadaşlarımın kuvve-i mâneviyesini takviye ve şevklerini tezyid ve füturlarını izale etmek idi.

Benim için bir nevi hodfuruşluk nev’inden olduğu için ehemmiyetli zarardır. Fakat o zararımı, o kudsî Üstadım ve arkadaşlarım hatırı için kabul ettim. Şu “Keramet-i Gavsiye Risalesi” tedricen istihraç edildiği için, birkaç parça ve tetimmelere inkısam etti. Gittikçe, birbirini tenvir ve teyid ettikçe vuzuh peyda ediyor. İşaretin bazısında zaaf varsa da, sair arkadaşlarının ittifakından aldığı kuvvet o zaafı izale eder.
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

avâik : zorluklar
esbap : sebepler
esrar-ı Kur’âniye : Kur'an-ı Kerime ait sırlar
fütur : usanç, gevşeklik
hizmet-i Kur’âniye : Kur’ân'daki hakikatleri insanlara ulaştırma ve yayma hizmeti
hodfuruşluk : kendini beğendirmeye çalışma
inkısam : bölümlere ayırma
iskât etme : susturma
istihraç : bir meselenin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarma
ittifak : birlik, beraberlik
izale etmek : gidermek, ortadan kaldırmak
izhar : açığa çıkarma, gösterme
keramat-ı evliya : Allah’ın bir ikramı olarak, Onun sevgili kullarına sunduğu olağanüstü haller
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, Onun sevgili kullarında görünen olağanüstü hal
Keramet-i Gavsiye Risalesi : Abdülkadir-i Geylânî’nin kerametlerinden bahseden risale, Sekizinci Lem’a
kudsî Üstad : kutsal, kusur ve eksikliği olmayan Üstad
kuvve-i mâneviye : manevi güç, moral
makbuliyet : kabul edilme
mâruz kalma : tesiri altında kalma
mülhid : dinsiz, Allah'ı inkâr eden
nev’inden : türünden
peyda etme : ortaya çıkarma
sair : diğer
takviye : güçlendirme, kuvvetlendirme
tedricen : aşamalı olarak
tenvir ve teyid : bir meseleyi aydınlatma ve destekleyici unsurlar ortaya koyma
tetimme : tamamlayıcı unsur, ek
tezyid : artırma
vuzuh : açıklık
zaaf : zayıflık
Yükleniyor...