Block title
Block content
Ve bilhassa “Birbirine mukabil meliklerin ve reislerin tecavüzünden ve tevkifinden ve ihatasından korkma!” meâlinde olan
وَلاَ تَخْشَ مِنْ بَاْسِ الْمُلُوكِ وَلَوْ طَغَتْ - وَلاَ تَخْشَ بَاْسًا لِلْمُلُوكِ وَلَوْ حَوَتْ 1
iki fıkrayı şimdi tam izah edemediğim müteaddit emareler ile “Hakimler, padişahlar, reislerin sana karşı hücumlarından ve esaretlerinden ve yakalamalarından korkma!” diye olan hitab-ı umumisinde hususi bize bakıyor. Hem mânâca, hem cifirce hakiki ve layık muhatap olacak musibetzedeler içinde tam bizim gibi bu zamanda hiçbir kimse görülmüyor. Demek hususi bu iki fıkra bize bakar.

Hem 2 فَيَا حاَمِلَ اْلاِسْمِ ilh. fıkrasının altındaki fıkra olan
3 تَوَقّٰى بِهِ كُلَّ اْلاُمُورِ تَسَلَّمَتْ mânâsıyla yine cifir ve ebced hesabıyla HAŞİYE بِهِ كُلَّ اْلاُمُورِ تَسَلَّمَتْ bin üç yüz elli dört (1354) Arabî tarihinde en sevdiğim kardeşlerimle hapiste me’yusiyetli bir vakitte, günde yüz yetmiş bir defa 5 اَ ْلاِسْمُ الَّذِى جَلَّ قَدْرُهُ tabir edilen ism-i Âzamı okuduğum bir zamanda elbette bu teselli-i selamet Celcelûtiye’nin umumi müjdesinde hususi bize baktığına ehl-i insaf tereddüt etmemeli. Çünkü hakkımızdaki düşman planından selamete çıkmak harikadır ki, onu gösteriyor.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Sana zulmetseler de, dört bir yanını kuşatmış da olsalar hiçbir kralın gücünden korkma!
2 : Ey (kadri yüce) ismin sahibi (taşıyıcısı)!
3 : Bütün zararlı işlerden muhafaza olundu.
HAŞİYE : بِهِ كُلَّ اْلاُمُورِ تَسَلَّمَتْ 1 bin üç yüz yirmi beştir (1325). Bu tarihte o حَامِلَ اْلاِسْمِ Divan-ı Harbin darağacına asılmaktan me’mulün hilafına olarak selâmetle kurtulduğu gibi حَامِلَ اْلاِسْمِ الَّذِى جَلَّ قَدْرُهُ 2 bin üç yüz elli dörttür (1354). Bu tarihte bu müthiş musibetten harika olarak selâmetle çıktık. 1 Bütün zararlı işlerden muhafaza olundu. 2 Ey kadri yüce ismin taşıyıcısı.
5 : Kadri yüce isim.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

cifirce : cifir ilmine göre
darağacı : idam sehpası
Divan-ı Harb : Sıkıyönetim Mahkemesi
ehl-i insaf : insaflı olanlar, insaf sahipleri
emare : belirti, işaret
esaret : esir etme
fıkra : bölüm, kısım, kısa yazı
hakiki : gerçek
hakim : hükümdar, yönetici, idareci
haşiye : dipnot, açıklayıcı söz
hitab-ı umumi : umumi konuşma, seslenme
ihata : kuşatma, çepeçevre sarma
İsm-i Âzam : Cenab-ı Hakkın binbir isminden en büyük ve mânâca diğer isimleri kuşatmış olanı
izah etmek : açıklamak
kaside : belli bir amaçla yazılmış övgü şiri
me’mulün hilafına : beklenilenin aksine
me’yusiyet : ümizsizlik
meâl : anlam, mânâ
melik : kral
muhatap : seslenilen
mukabil : karşı, karşılık
musibet : belâ, felâket
musibetzede : musibete uğrayan
müteaddit : birçok, çeşitli
sarahat : açıklık
selâmet : kurtuluş
selâmetle kurtulmak : sağ salim çıkmak
suret : şekil, biçim
şakirt : talebe
tabir edilme : ifade edilme, isimlendirilme
tecavüz : haddi aşma, zulmetme
teselli-i selamet : kurtuluş tesellisi, güvencesi
tevkif : tutuklama
Yükleniyor...