Block title
Block content
En mutaassıp ulemadan ve en büyük velîden tut, tâ en dinsiz feylesoflara ve müdakkik hükemalara, Risale-i Nur’daki dâvâları ispat etmeye hazırım ve hem de ispat etmişim ki, benim mahvıma ve idamıma mütemadiyen çalışan zındık feylesoflar ve mülhidler, o dâvâları cerh edemiyorlar ve edememişler.

Hem bütün hayatımda delilsiz dâvâları zikretmediğim, sizin gibi eski ve yeni arkadaşlarım biliyorlar. Bâhusus, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyandan aldığım bir kuvvetle Avrupa feylesoflarına Risale-i Nur meydan okur.

Risale-i Nur bu zamanda medar-ı nazar bir hâdise-i Kur’âniye olduğundan, bir iki işaret değil, belki benimle beraber Risale-i Nur şakirtleri tarafından istihraç edilen beş risalede yazılan işaretler, bir cihette bine yaklaşıyor. Bin incecik saçlar dahi toplansa kuvvetli bir ip olduğu gibi, sarahate yakın bir delâlet oluyor. Vahdet-i mesele cihetiyle o işaretler birbirine kuvvet verir. Bazı işârâtı zayıf görmekle onu inkâr etmek, insafa, hakperestliğe muvafık olamaz. İnkâr eden mâzur olamaz. Hususan lüzumsuz ve zararlı ve müfritane bir gıybet olsa, bu zamanda ehl-i ilim ortasında ehl-i hakikati ağlattıracak bir hâdise-i elîmedir.
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

bâhusus : özellikle; bilhassa
cerh etmek : çürütmek
cihet : yön
ehl-i hakikat : doğru ve hak yolda olan kimseler
ehl-i ilim : ilim ehli, âlimler
feylesof : filozof, felsefeci
hâdise-i elîme : üzücü olay
hâdise-i Kur’âniye : Kur’ânî olay
hakperestlik : hakka taraftarlık
hususan : bilhassa, özellikle
inkâr : doğru olduğunu bildiği halde reddetme, inançsızlık
istihraç : çıkarma
işârât : işaretler, işaret yoluyla Kur’ân’dan çıkarılan ince mânâlar
Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan : açıklamalarıyla benzerini yapmakta akılları âciz bırakan Kur’ân
mâzur : özürlü
medar-ı nazar : bakışları üzerinde toplayan; odak noktası
muvafık : layık, uygun
müfritane : aşırı derecede
mülhid : dinsiz
sarahate yakın delâlet : mantık ilminde kullanılan ispat metodlarından, deliller toplayıp bu delillerden hareketle bir neticeye ulaşma yöntemi olan delâletin, yine aynı yöntemlerden olan ve her açıdan kesinlik ifade eden sarahat derecesine çıkması
şakirt : öğrenci, talebe
Vahdet-i mesele : bir mesele hakkında ileri sürülen delillerin biraraya toplanması
zındık : dinsiz
Yükleniyor...