Block title
Block content
Evet, şu Hafîziyetin bu suretle tecellîsinden anlaşılıyor ki, şu mevcudatın Mâliki, mülkünde cereyan eden herşeyin inzibatına büyük bir ihtimamı var. Hem hâkimiyet vazifesinde nihayet derecede dikkat eder. Hem Rububiyet-i saltanatında gayet ihtimamı gözetir. O derece ki, en küçük bir hadiseyi, en ufak bir hizmeti yazar, yazdırır; mülkünde cereyan eden herşeyin suretini müteaddit şeylerde hıfzeder. Şu Hafîziyet işaret eder ki, ehemmiyetli bir muhasebe-i a’mâl defteri açılacak ve bilhassa mahiyetçe en büyük, en mükerrem, en müşerref bir mahlûk olan insanın büyük olan amelleri, mühim olan fiilleri, mühim bir hesap ve mizana girecek, sahife-i amelleri neşredilecek.

Acaba hiç kabil midir ki, insan, hilâfet 1 ve emanetle 2 mükerrem olsun, Rububiyetin külliyât-ı şuûnuna şahit olarak kesret dairelerinde vahdâniyet-i İlâhiyenin dellâllığını ilân etmekle, ekser mevcudatın tesbihat ve ibadetlerine müdahale edip zabitlik ve müşahitlik derecesine çıksın da, sonra kabre girip rahatla yatsın ve uyandırılmasın, küçük büyük her amellerinden sual edilmesin, mahşere gidip Mahkeme-i Kübrâyı görmesin? Hayır ve asla!

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : bk. Bakara Sûresi, 2:30; En’âm Sûresi; 6:165; Yûnus Sûresi, 10:14; Enbiyâ Sûresi, 21:105; Neml Sûresi 27:62; Kasas Sûresi, 28:5; Fâtır Sûresi, 35:39.
2 : bk. Ahzâb Sûresi, 33:72.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Dokuzuncu Söz / Sonraki Risale: On Birinci Söz
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

cereyan eden : meydana gelen
dellâl : rehber, ilan edici
dest-i kudret : Allah’ın kudret eli
emanet : insanın yüklendiği İlâhî görevler
Hafîziyet : Allah’ın herşeyi koruyup saklaması
ihtimam : özen, önem verme
iptida-i hilkat-i âlem : kâinatın yaratılışının başlangıcı
kemâl-i hikmet ve intizam : mükemmel bir hikmet ve düzen
külliyât-ı şuûn : Allah’ın herşeyi kuşatan işleri ve icraatları
mahiyetçe : nitelikçe, özellikçe
mahlûk : yaratık
mahşer : kıyametten sonra insanların tekrar diriltilip toplanacakları yer
Mâlik : herşeyin sahibi olan Allah
mevcudat : varlıklar
mizan : tartı, terazi
mu’cizât-ı âyât : âyetlerin, delillerin mu’cizeleri
muhasebe-i a’mâl : yapılan işlerden hesaba çekilme, sorgulanma
mümkinât : olması imkan dahilinde olan şeyler
müşahitlik : gözlemcilik
müşerref : şerefli, değerli
müteaddit : çeşitli, birçok
neşredilmek : yayımlanmak
nihayet : son
sahife-i amel : amellerin yazıldığı sahife
semere : meyve, netice
tecellî : görünme, yansıma
tersim edilmek : resmedilmek, çizilmek
tesbihat : Allah’ı noksan sıfatlardan yüce tutan sözler
zaman-ı mazi : geçmiş zaman
zaptedilmek : kaydedilmek, korunmak
Yükleniyor...