Block title
Block content

Hem meselâ, adaletperver, ihkak-ı hakkı sever ve ondan zevk alır bir hâkim, mazlumların haklarını vermekten ve mazlumların teşekkürlerinden ve zalimleri tecziye etmekle mazlumların intikamlarını almaktan nasıl memnun olur, bir zevk alır.

İşte, Hakîm-i Mutlak ve Âdil-i Bilhak ve Kahhâr-ı Zülcelâl, değil yalnız cin ve inste, belki bütün mevcudatta ihkak-ı haktan, yani herşeye hakk-ı vücudu ve hakk-ı hayatı vermekten ve vücut ve hayatını mütecavizlerden muhafaza etmekten ve dehşetli mevcutları tecavüzlerden tevkif ve durdurmaktan, hususan mahşerde ve dâr-ı âhirette cin ve insin muhakemesinden başka bütün zîhayata karşı tecellî-i kübrâ-yı adl ve hikmetten gelen maânî-i mukaddeseyi kıyas edebilirsin.

İşte şu üç misal gibi, bin bir esmâ-i İlâhiyenin herbirinde pek çok tabakat-ı hüsün ve cemâl ve fazl ve kemâl bulunduğu gibi, pek çok merâtib-i muhabbet ve iftihar ve izzet ve kibriyâ vardır.

İşte bundandır ki, Vedûd ismine mazhar olan muhakkıkîn-i evliya, “Bütün kâinatın mayası muhabbettir. Bütün mevcudatın harekâtı muhabbetledir. Bütün mevcudattaki incizap ve cezbe ve cazibe kanunları muhabbettendir” demişler. Onlardan birisi demiş:

فَلَكْ مَسْت مَلَكْ مَسْت نُجُومْ مَسْت سَمٰوَاتْ مَسْت
شَمْس مَسْت قَمَرْ مَسْت زَمِين مَسْت عَنَاصِرْ مَسْت
نَبَاتْ مَسْت شَجَرْ مَسْت بَشَرْ مَسْت سَرَاسَرْ ذِى حَيَاتْ مَسْت
هَمَه ذَرَّاتِ مَوْجُودَاتْ بَرَابَرْ مَسْت دَرْ مَسْتَسْت
1

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Felek mest, melek mest, yıldızlar mest, gökler mest. Bütün canlılar baştan başa mest. Güneş mest, kamer mest, zemin mest, unsurlar mest, nebat mest, ağaçlar mest, beşer mest. Bütün varlıkların zerreleri beraber ve iç içe mesttirler.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Sonraki Risale: Üçüncü Mevkıf
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adaletperver : adâleti seven
âli : yüce
cazibe : çekim gücü
cezbe : kendinden geçer bir hale gelme
cin ve ins : cinler ve insanlar
dâr-ı âhiret : öteki dünya, âhiret yurdu
dehşetli : korkunç
esmâ-i İlâhiye : Allah’ın isimleri
hâkim : hükmeden, idareci, yargılayan
hakk-ı hayat : yaşama hakkı
hakk-ı vücud : varlık hakkı
harekât : hareketler
hasıl olan : meydana gelen
husul : oluşma, ortaya çıkma
hususan : özellikle
iftihar : övünme
ihata : kavrama
ihkak-ı hak : hak sahibine hakkını verme
incizab : çekim, çekicilik
ittihad : birleşme
kâinat : evren, yaratılmış herşey
künh : asıl, esas
maânî-i mukaddese : her türlü kusur ve noksandan yüce, mukaddes mânâlar
mazlum : zulme uğrayan
mevcud : varlık
mevcudat : varlıklar
misal : örnek
muhabbet : sevgi
muhafaza : koruma
muhakeme : yargılama
mukaddes : kusur ve noksandan uzak, kutsal
mütecaviz : saldırgan, haddi aşan
tecellî-i kübrâ-yı adl ve hikmet : adaletin ve hikmetin büyük tecellîsi, yansıması
tevkif : durdurma, alıkoyma
ukul-ü beşer : insanların akılları
Vedûd : kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenen Allah
vücut : varlık
zîhayat : hayat sahibi, canlı
Yükleniyor...