Block title
Block content
İnsan gibi mümkin, fâni, bekà-yı nev’ine muhtaç ve cismanî ve mütecezzî, tekessüre kabil ve âciz, dünyaperest, yardımcı bir vârise muhtaç ve müştak mahlûklar için vasıta-i tekessür ve teâvün ve rabıta-i hayat ve bekà olan tenasül, elbette ve elbette vücudu vacip ve daim, bekàsı ezelî ve ebedî, zâtı cismâniyetten mücerred ve muallâ ve mahiyeti, tecezzî ve tekessürden münezzeh ve müberrâ ve kudreti aczden mukaddes ve bîhemtâ olan Zât-ı Zülcelâle evlât isnad etmek; hem o âciz, mümkin, miskin insanlar dahi beğenmedikleri ve izzet-i mağrurânesine yakıştıramadıkları bir nevi evlât, yani hadsiz kızları isnad etmek öyle bir safsatadır ve öyle bir divanelik hezeyanıdır ki, o fikirde olan heriflerin tekzipleri, inkârları hiçtir. Aldırmamalısın. Herbir sersemin safsatasına, her divanenin hezeyanına kulak verilmez.

اَمْ تَسْئَلُهُمْ اَجْرًا فَهُمْ مِنْ مَغْرَمٍ مُثْقَلُونَ 1 Veyahut, hırsa, hıssete alışmış tâği, bâği dünyaperestler gibi, senin tekâlifini ağır mı buluyorlar ki senden kaçıyorlar? Ve bilmiyorlar mı ki, sen ecrini, ücretini yalnız Allah’tan istiyorsun? Ve onlara Cenâb-ı Hak tarafından verilen maldan hem bereket, hem fakirlerin haset ve beddualarından kurtulmak için, ya ondan veya kırktan birisini kendi fakirlerine vermek ağır birşey midir ki, emr-i zekâtı ağır görüp İslâmiyetten çekiniyorlar? Bunların tekzipleri ehemmiyetsiz olmakla beraber, hakları tokattır, cevap vermek değil!

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Yoksa sen onlardan bir ücret istedin de onlar ağır bir borç altına mı girdiler?” Tûr Sûresi, 52:40.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi Dördüncü Söz / Sonraki Risale: Yirmi Altıncı Söz
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âciz : güçsüz
acz : âcizlik, güçsüzlük
bâği : âsi, zâlim
bekà : süreklilik, devamlılık
bekà-yı nev’ : türün varlığını sürdürmesi
bihemtâ : benzersiz, eşsiz
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah
cismanî : maddi vücuda sahip
cismâniyet : maddî vücuda sahip olma
daim : devamlı
divanelik : delilik, akılsızlık
dünyaperest : dünyaya aşırı derecede düşkün
ismet : günahsızlık
isnad etmek : dayandırmak
istiğna-yı mutlak : Allah’ın sınırsız zenginliğe sahip olması
muallâ : yüce, yüksek
mukaddes : kutsal, her türlü kusur ve noksanlıktan uzak
müberrâ : arınmış, uzak
mücerred : soyutlanmış, tek
mümkin : varlığı ile yokluğu imkân dahilinde olan, Allah’ın var etmesine bağlı olan
tâği : şımarık, azgın
tenasül : üreme
ünûset : dişilik
Zât-ı Zülcelâl : sonsuz haşmet ve yücelik sahibi Zât, Allah
Yükleniyor...