Block title
Block content
Haddimden yüz derece ziyade olan bu mektup muhteviyatını tevazu ile reddetmek bir küfran-ı nimet ve umum şâkirtlerin hüsn-ü zanlarına karşı bir ihanet olması ve aynen kabul etmek bir gurur, bir enâniyet ve benlik bulunması cihetiyle, umum namına Risale-i Nur kâtibinin yazdığı bu uzun mektubu, on üç fıkraları ilâve edip, hem bir şükr-ü mânevî, hem gururdan, hem küfran-ı nimetten kurtulmak için size bir suretini gönderiyorum ki, Meyvenin On Birinci Meselesinin âhirinde “Risale-i Nurun Isparta ve civarı talebelerinin bir mektubudur” diye ilhak edilsin.

Ben bu mektubu, bu tâdilât ile yazdığımız halde, iki defa bir güvercin yanımızdaki pencereye geldi. İçeriye girecekti. Ceylân’ın başını gördü girmedi. Birkaç dakika sonra başkası aynen geldi. Yine yazanı gördü, girmedi.

Ben dedim: “Herhalde evvelki serçe ve kuddüs kuşu gibi müjdecileridir. Veyahut bu mektup gibi müteaddit mektupları yazdığımızdan, mübarek mektubun tâdili ile mübarekiyetini tebrik için gelmişler” kanaatimiz geldi.
Said Nursî

• • •
« Önceki Sayfa  |
Önceki Risale: Hatime
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhir : son
cihet : taraf, yön
enâniyet : benlik, gurur
fıkra : bölüm
hüsn-i zan : güzel, iyi düşünce
ilhak etmek : eklemek, ilâve etmek
kanaat : inanç
kâtib : yazan, yazıcı
kuddüs kuşu : kumru
küfran-ı nimet : nimete karşı nankörlük
muhteviyat : içerik
mübarek : bereketli, hayırlı
mübarekiyet : bereketlilik, hayırlı olma
müteaddit : bir çok, çeşitli
nam : ad
suret : biçim, şekil
şükr-ü mânevî : mânevî şükür
tâdil : düzeltme, değiştirme
tâdilât : değişiklik, düzeltme
tevazu : alçakgönüllülük
umum : bütün
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...