Block title
Block content
Afyon Mahkemesine, iddianameye karşı verilen itirazname tetimmesinin bir zeylidir.

Evvelâ: Mahkemeye beyan ediyorum ki, bu yeni iddianame de Denizli ve Eskişehir mahkemelerimizdeki o eski iddianamelere ve aleyhimizde sathî ehl-i vukufların sathî tahkikatlarına bina edildiğinden, mahkemenizde dâvâ ettim ki: Bu iddianamenin yüz yanlışını ispat etmezsem, yüz sene cezaya razıyım. İşte o dâvâmı ispat ettim. Yüzden ziyade yanlışların cetvelini isterseniz takdim edeceğim.

Saniyen: Ben Denizli Mahkemesinde, kitap ve evraklarımız Ankara’ya gittiği sırada, aleyhimize hüküm verilecek diye telâş ve meyusiyetle beraber, arkadaşlarıma yazdım. Ve bazı müdafaatımın âhirinde bulunan o yazdığım parça şudur:

“Eğer Risale-i Nuru tenkid fikriyle tetkik eden adliye memurları, imanlarını onunla kuvvetlendirip veya kurtarsalar, sonra beni idamla mahkûm etseler, şahit olunuz, ben hakkımı onlara helâl ediyorum. Çünkü biz hizmetkârız. Risale-i Nur’un vazifesi imanı kuvvetlendirip kurtarmaktır. Dost ve düşmanı tefrik etmeyerek hizmet-i imaniyeyi hiçbir tarafgirlik girmeyerek yapmaya mükellefiz.”

İşte, ey heyet-i hâkime, bu hakikate binaen, Risale-i Nur’un cerh edilmez kuvvetli hüccetleri elbette mahkemede kalbleri kendine çevirmiş. Aleyhimde ne yapsanız ben hakkımı helâl ederim, gücenmem. Bunun içindir ki, eşedd-i zulüm ile bir eşedd-i istibdat tarzında, şahsımı hiç ömrümde görmediğim ihanetlerle çürütmekle damarıma dokundurulduğu halde tahammül ettim. Hattâ beddua da etmedim. Bize karşı bütün ittihamlara ve bütün isnad edilen suçlara karşı elinizdeki Risale-i Nur’un mecmuaları, benim mukabele edilmez müdafaanamem ve cerh edilmez itiraznamemdirler.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhirinde : sonunda
allâme : büyük âlim
beddua : bir kimseye belâ gelmesi için yapılan dua
beyan : açıklama, izah
binaen : –dayanarak, dolayı
cerh edilmez : çürütülmez
Diyanet Riyaseti : Diyanet İşleri Başkanlığı
ehl-i vukuf : bilirkişi
eşedd-i istibdat : baskının en şiddetlisi
eşedd-i zulüm : zulmün en şiddetlisi
evvelâ : ilk olarak
hakikat : gerçek, asıl ve esas
heyet-i hâkime : hâkimler kurulu
hizmet-i imâniye : iman hizmeti
hizmetkâr : hizmetçi
hüccet : güçlü delil, kanıt
iddianame : savcının bir dava konusunda hazırladığı iddia ve delilleri içine alan yazısı
ihanet : haksız yere tahkir etme; hıyanet, hainlik
isnad : dayandırma
itirazname : itiraz kâğıdı, itiraz dilekçesi
ittiham : suçlama
mecmua : kitap
medar-ı hayret : hayret sebebi
Medine-i Münevvere : nurlu ve medenî olan Medine şehri
Mekke-i Mükerreme : şerefli, mukaddes Mekke şehri
meyusiyet : ümitsizlik
mukabele : karşılık
müdafaaname : savunma
müdafaat : savunmalar
müdakkik : dikkatli, araştırıcı
mükellef : yükümlü
saniyen : ikinci olarak
sathî : sığ, yüzeysel
şâhit : şahitlik yapan, bilen, tanıyan
tahammül etmek : katlanmak, dayanmak
tahkikat : araştırmalar
tarafgirlik : taraftarlık
tefrik : ayırma
tenkid : eleştiri
tetimme : ek, tamamlayıcı not
tetkik : inceleme, araştırma
zeyl : ilave, ek
ziyade : fazla, çok
Yükleniyor...