Block title
Block content
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Diyanet Riyasetindeki ehl-i vukufa bir teşekkürname ve tetkiklerindeki cüz’î ve cevabı zâhir ve verilmiş tenkitlerine tashihle yardım etmek için üç noktayı beyan edeceğim.
Birincisi: Üç cihetle o âlimlere teşekkür ederim. Şahsım itibarıyla minnettarım.

Birincisi: Siracü’n-Nur mecmuasının Beşinci Şuâdan başka on üç parçasını takdirkârâne hülâsa etmeleridir.

İkincisi: Medar-ı ittihamımız olan tarîkatçılık ve cemiyetçilik ve emniyeti ihlâl bahanelerini reddetmeleridir.

Üçüncüsü: Benim mahkemedeki dâvâmı tasdikleridir. Yani, mahkemeye dedim: Kusur varsa bütün o kusur benimdir. Nur talebeleri hâlis ve mâsum olup imanları için Nurlara çalışmışlar. İşte o ehl-i vukuf dahi Nurcuları kurtarıyorlar. Bütün kusuru bana veriyorlar. Ben de onlara, “Allah sizden razı olsun” derim. Yalnız, merhum Hasan Feyzi ve merhum Hâfız Ali’yi ve o iki mübarek şehidin sisteminde ve vârislerinden iki üç zâtı benim suçuma şerik etmişler. Fakat bir cihette sehvetmişler. Çünkü o zâtlar, kusurda değil, belki hizmet-i imaniyede benden ileri ve benim hatalarımdan müberrâ olarak, zaafiyetime merhameten inayet-i İlâhiye tarafından bana yardımcı verilmişler.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlim : ilim sahibi, çok bilgili olan
beyan etmek : açıklamak, izah etmek
cemiyetçilik : cemiyet taraftarlığı
cihet : yön, taraf
cüz’î : küçük, sınırlı
Diyanet Riyaseti : Diyanet İşleri Başkanlığı
ehl-i vukuf : bilirkişi
hâlis : içten, katıksız, samimi
hizmet-i imâniye : iman hizmeti
hülâsa etmek : özetlemek
iddianame : savcının bir dava konusunda hazırladığı iddia ve delilleri içine alan yazısı
ihlâl : bozma, karıştırma
inâyet-i İlâhiye : Allah’ın inâyeti, şefkat ve yardımı
mecmua : kitap
medar-ı ittiham : suçlanma sebebi
merhameten : şefkat ederek, acıyarak
merhum : rahmete kavuşmuş, vefat etmiş
mevzu (hadis) : uydurma hadîs; hadis olmadığı halde Peygamber Efendimize (a.s.m.) dayandırılan uydurma söz
minnettar olmak : şükran duymak
muhterem : hürmete lâyık, saygıdeğer
mübarek : bereketli, hayırlı
müberrâ : arınmış, temiz
nümune : örnek, misal
rivayet : Peygamberimizden duyulan veya görülen şeylerin nakledilmesi
sehv etmek : yanlış yapmak, hata etmek
şehid : Allah yolunda canını feda eden Müslüman
şerik etmek : ortak etmek
takdirkârâne : takdir edercesine
tarîkatçılık : tarikat taraftarlığı
tasdik : doğrulama, onaylama
tashih : düzeltme
te’vil : yorum
tenkit : eleştiri
teşekkürname : teşekkür yazısı
tetkik : inceleme, araştırma
vâris : mirasçı
zaafiyet : zayıflık
zahir : açık
Yükleniyor...