Block title
Block content
Aziz, sıddık kardeşlerim; Ehl-i dünya bir siyasette ve bir san’atta ve bir vazifede, ya bir hayat-ı içtimaiyeye ait bir hizmette ve hususî bir nevi ticarette bulunan herbir tâifenin bir nevi kongrede toplanması ve müzakeresi gibi, iman-ı tahkikî hizmet-i kudsiyesinde bulunan Nur talebeleri dahi kader-i İlâhiyenin emriyle ve inâyet-i Rabbâniyenin tensibi ve sevkiyle bu medrese-i Yusufiye kongresine gelmesinde inşaallah pek çok kıymettar mânevî faide ve ehemmiyetli neticeler ihsan edilecek. Ve Nurun erkânları, herbiri bir elif gibi tek başına bir yerde bir kıymeti varsa, bir elif üç elifle omuz omuza gelip halen görüşse bin yüz on bir olması gibi, bu içtimada kıymeti ve inşâallah kudsî hizmeti ve sevabı bin olur; o elif elfün olur.
• • •

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Aziz, sıddık kardeşlerim; Bugün benim pencerelerimi mıhlamalarının sebebi, mahpuslarla mürafaa ve selâmlaşmamaktır. Zâhirde başka bahane gösterdiler. Hiç merak etmeyiniz. Bilâkis, benim ehemmiyetsiz şahsımla meşgul olup Nurlara ve talebelerine çok sıkıntı vermediklerinden, beni cidden ve kalben onların şahsî ihanetler ve işkencelerle tazip etmeleri, Nurların ve sizlerin bedeline olduğu ve bir derece Nurlara ilişmemeleri cihetinde memnunum ve sabır içinde şükrederim. Merak etmiyorum; siz dahi hiç müteessir olmayınız. Gizli düşmanlarımız memurların nazar-ı dikkatini şahsıma çevirmesinden, Nurların ve talebelerinin selâmet ve maslahatları noktasında bir inâyet ve bir hayır var diye kanaatim var. Bazı kardeşlerimiz hiddet edip dokunaklı konuşmasınlar. Hem ihtiyatla hareket etsinler ve telâş etmesinler, hem herkese bu mes’eleden bahis açmasınlar. Çünkü, safdil kardeşlerimiz ve ihtiyata daha alışmayan yeni kardeşlerimizin sözlerinden mânâ çıkaran casuslar bulunur. Habbeyi kubbe yapar, ihbar edebilir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aziz : izzetli, şerefli, çok değerli
bahis açmak : belli bir konu üzerinde konuşmak, sözünü etmek
bilâkis : aksine, tersine
cihetinde : şeklinde
ehl-i dünya : dünyaya dalıp âhireti düşünmeyenler, tek kaygısı dünya olanlar
elfün : bin
elif : Arap alfabesinin ilk harfi
erkân : rükünler, temel unsurlar, ileri gelenler
hayat-ı içtimaiye : toplumsal hayat
hiddet : öfkelenme, kızma
hizmet-i kudsiye : kutsal hizmet
içtima : toplanma, bir araya gelme
ihsan : bağış, ikram
ihtiyat : önlem alma, tedbirli hareket etme
iman-ı tahkîki : inandığı şeylerin aslını, esâsını bilerek inanma; sarsılmaz iman
inayet : lütuf, iyilik, yardım
inayet-i Rabbâniye : varlıklara yaratılış gayelerine ulaşıncaya kadar tüm ihtiyaçlarını veren Allah’ın inayeti, yardımı
inşaallah : Allah’ın izniyle
kader-i İlâhiye : Allah’ın meydana gelecek hâdiseleri olmadan önce takdir etmesi, planlaması
kanaat : görüş, fikir
kıymettar : kıymetli, değerli
kudsî : kutsal, mukaddes
mahpus : hapsedilmiş, tutuklu
maslahat : fayda, yarar
medrese-i Yusufiye : Hz. Yusuf’un (a.s.) hapiste kalmasına benzetilerek, iman ve Kur’ân hizmetinden dolayı tutuklananların hapsedildiği yer mânâsında hapishane
mıhlama : çivi çakma, çivileme
mürafaa : karşılıklı görüşme, mahkeme duruşması, yargılama
müteessir olma : etkilenme, üzülme
müzakere : karşılıklı fikir söyleme, görüşme
nazar-ı dikkat : dikkatli bakış
nevi : çeşit, tür
sabır : acıya ve zorluğa katlanma
safdil : saf kalpli, kolay aldanan
selâmet : esenlik, güven
sıddık : çok doğru ve bağlı
sureten : görünüşte
şükretmek : Allah'ın (c.c.) nimetlerine karşı memnunluk göstermek; Allah'a teşekkür etmek
taife : topluluk, grup
tazip etme : azap verme
tensib : uygun görme
zâhirde : görünürde
Yükleniyor...