Block title
Block content
Zaten o mecmualar üç dört mahkeme gördükleri ve ilişmedikleri gibi, hacıların şehadet ve müşahedeleriyle, o büyük mecmuaları hem Mekke-i Mükerremede, hem Medine-i Münevverede, hem Şam-ı Şerifte ve Halep’te, hem Mısır Câmiü’l-Ezher’indeki büyük âlimler çok takdir ve tahsin edip hiç tenkit ve itiraz etmemişler.”
Said Nursî
• • •
Aziz, sıddık kardeşlerim; Hizb-i Nurî’den Feyzilerin yanında iki nüsha var. Eğer onlara lüzum yoksa, birisi bana gönderilsin veya Mehmed Feyzi daha bir nüshayı yazsın. Hem Ramazaniye Risalesi ve matbu Âyetü’l-Kübrâ burada bulunmak lâzımdır. Mâbeyninizdeki gerginliği çabuk tamir ediniz. Sakın sakın! Az bir inhiraf Nur dairesine pek büyük zararı olacak. Sıkıntıdan gelen hislere kapılmayınız. Sobamın patlaması bu musibete işaret idi.
Said Nursî
• • •
Aziz, sıddık kardeşlerim Hüsrev ve Mehmed Feyzi, Sabri; Ben sizlere bütün kanaatimle itimad edip istirahat-i kalble kabre girmek ve Nurların selâmetini size bırakmak bekliyordum ve hiçbir şey sizi birbirinden ayırmayacak biliyordum. Şimdi dehşetli bir plânla, Nurun erkânlarını birbirinden soğutmak için resmen bir iş’ar var. Madem sizler lüzum olsa birbirinize hayatınızı, kuvvet-i sadakatiniz ve Nurlara şiddetli alâkanızın muktezası olarak feda edersiniz. Elbette gayet cüz’î ve geçici ve ehemmiyetsiz hissiyatınızı feda etmeye mükellefsiniz. Yoksa, kat’iyen bizlere bu sırada büyük zararlar olacağı gibi, Nur dairesinden ayrılmak ihtimali var diye titriyorum. Üç günden beri hiç görmediğim bir sıkıntı beni tekrar sarsıyordu. Şimdi kat’iyen bildim ki, göze bir saç düşmek gibi az bir nazlanmak, sizin gibilerin mâbeyninde hayat-ı Nuriyemize bir bomba olur.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlim : ilim sahibi, çok bilgili olan
Âyetü’l-Kübrâ : en büyük delil, Risale-i Nur’da Yedinci Şuâ
aziz : izzetli, şerefli, çok değerli
cüz’î : küçük, ferdî, bireysel
erkân : rükünler, temel unsurlar, ileri gelenler
hayat-ı Nuriye : Risale-i Nur’a adanmış hayat
hissiyat : hisler, duygular
inhiraf : doğru yoldan sapma, dönme
istirahat-i kalb : kalp rahatlığı, iç huzuru
iş’ar : işaret etme, belirtme
itimad : güven
kanaat : görüş, fikir; inanma, rıza
kat’iyen : kesinlikle
kuvvet-i sadakat : kuvvetli, tam sadakat
mâbeyn : ara
matbu : basılmış
mecmua : kitap
Medine-i Münevvere : nurlu ve medenî olan Medine şehri
Mekke-i Mükerreme : şerefli ve mukaddes Mekke şehri
mukteza : bir şeyin gereği
musibet : belâ, dert, felâket
mükellef : yükümlü
müşahede : görme, gözlem
nüsha : kopya
Ramazaniye Risalesi : Ramazan ayı hakkında yazılmış risale; Yirmi Dokuzuncu Mektubun İkinci Risale olan İkinci Kısımı
selâmet : esenlik, güven
sıddık : çok doğru ve bağlı
sureten : görünüşte
Şam-ı Şerif : mübarek olan şehir; Şam şehri
şehadet : şahitlik
tahsin : güzel bulma, birşeyin güzelliğini ilân etme
takdir : beğeniyi dile getirme
tenkit : eleştirme
Yükleniyor...