Block title
Block content
Hattâ size bunu da haber vereyim: Geçen fırtına ile bizi alâkadar göstermeye çok çalışılmış. Şimdi, mâbeyninizde az bir yabanilik atmaya çabalıyorlar. Ben sizin hatırınız için herbirinizden on derece ziyade zahmet çektiğim halde, sizden hiç birinizin kusuruna bakmamaya karar verdim. Siz dahi, haklı ve haksız olsa benlik yapmamak, üstadımız olan şakirtlerin şahs-ı mânevîsi namına istiyorum. Eğer o acîp yerde beraber bulunmaktan gizli parmaklar karışıyorlar, biriniz Tahirî’nin koğuşuna gidiniz.
Said Nursî
• • •
Aziz, sıddık kardeşlerim; Rica ederim, üçünüzün hakkında birbirinden ziyade gücenmeye ehemmiyet verdiğimden gücenmeyiniz. Çünkü, Hüsrev’le Feyzi’de benim gibi insanlardan tevahhuş ve sıkılmak var. Hem birbirine bir derece meşrepçe ayrıdırlar. Ve Sabri ise, akraba ve tarz-ı maişet cihetinde hayat-ı içtimaiye ile bir kaç vecihte alâkadar ve ihtiyata mecburdur. İşte üçünüz bu ihtilâf-ı meslek ve meşrep haysiyetiyle o dağdağalı koğuşta ve sıkıntılı kalabalık içinde herhalde tam tahammül ve sabredemediğinizden ben telâş edip vesvese ediyorum. Çünkü, pek az bir muhalefet bu sırada pek zararı var.
Said Nursî
• • •
Aziz, sıddık kardeşlerim, bu medrese-i Yusufiyede ders arkadaşlarım; Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin programı nev’inden olması cihetiyle, Leyle-i Kadrin kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadirde otuz bin olduğu gibi, bu Leyle-i Beratta herbir amel-i salihin ve herbir harf-i Kur’ân’ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhûr-u selâsede yüze ve bine çıkar.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

acip : şaşırtıcı, hayranlık verici
alâkadar : alâkalı, ilgili
amel-i salih : Allah için yapılan iyi işler
aziz : izzetli, şerefli, çok değerli
cihet : şekil, yön
harf-i Kur’ân : Kur’ân harfi
hasene : sevap, iyilik
hayat-ı içtimaiye : toplumsal hayat
haysiyet : itibar
ihtilâf-ı meslek : mesleklerin farklılığı
ihtiyat : önlem alma, tedbirli hareket etme
kudsiyet : kutsal oluş, kutsallık
Leyle-i Berat : Berat Gecesi; hicrî ayların sekizincisi olan Şaban ayının on beşinci gecesi
Leyle-i Kadir : Kadir Gecesi; Kur’ân’ın dünya semâsına indirildiği gece
mâbeyn : ara
medrese-i Yusufiye : Hz. Yusuf’un (a.s.) hapiste kalmasına benzetilerek, iman ve Kur’ân hizmetinden dolayı tutuklananların hapsedildiği yer mânâsında hapishane
meşrep : hareket tarzı, metod
muhalefet : zıt ve aykırı davranma
mukadderat-ı beşeriye : insanlığın kaderi; Allah tarafından insanlık için takdir olunmuş işler, başa gelecek olaylar
nam : ad
nev’i : çeşit, tür
sabır : acıya ve zorluğa katlanma
sair : diğer, başka
sıddık : çok doğru ve bağlı
şahs-ı mânevî : belli bir kişi olmayıp bir topluluktan meydana gelen mânevî kişilik; tüzel kişilik
şakirt : öğrenci, talebe
şuhûr-u selâse : üç aylar; Receb, Şaban ve Ramazan ayları
tahammül : dayanma, katlanma
tarz-ı maişet : geçim şekli
tevahhuş : korkma, ürküntü, yabanîlik
vecih : şekil, tarz
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...