Block title
Block content
Aziz, sıddık, sarsılmaz kardeşlerim; Sizi ruh u canımla tebrik ederim ki, çabuk yaramızı tedavi ettiniz. Ben de bu gece şifadan tam ferahlandım. Zaten Medresetü’z-Zehrâ tevessü edip, hakikî ihlâs ve tam fedakârâne terk-i enâniyeti ve tevazu-u tâmdaire-i Nurda aşılıyor, neşreder. Elbette gayet cüz’î ve muvakkat hassasiyet ve titizlik ve nazlanmak, o kuvvetli dersini ve uhuvvet alâkasını bozamaz ve İhlâs Lem’ası bu noktada mükemmel nâsihtir. Şimdi en ziyade bizi ve Nurları vurmak ve sarsmak için en fena plân, Nur talebelerini birbirinden soğutmak ve usandırmak ve meşreb ve fikir cihetinde birbirinden ayırmaktır. Gerçi gayet cüz’î bir nazlanmak oldu. Fakat göze bir saç düşse, başa düşen bir taş kadar incitir ki, büyük bir hâdise hükmünde, mataram haber verdi. Merhum Hâfız Ali’nin (r.h.) küçücük böyle bir halden, vefatından bir parça evvel şekvâsı, o vakitten beri belki yüz defa hatırıma gelip beni müteessir etmiş.
Said Nursî
• • •
Aziz, sıddık kardeşlerim; Talebelerin itiraznamelerini müdüre vermedim. Dedim: “Diyanet Riyasetine ve bize risalelerimizle beraat veren Ankara’nın Ağırceza Dairesine itiraznamenin âhiriyle beraber göndermek istiyoruz. Hem hata-sevap cetveli de o iki makama, fakat mahrem yalnız berâ-yı mâlumat olarak göndermek münasipse.” Dedi: “Münasiptir.” Şimdi siz avukata deyiniz, birkaç nüsha talebelerin itiraznamelerinin ve cetvelin iki nüsha çıkarsın.

Hem Diyanet Riyasetine yazınız ki, ulûm-u diniye ehlini himaye etmek vazife-i zaruriyenizi Said ve arkadaşlar hakkında bu defa Afyon’a gönderdiğiniz raporla mükemmel yazdığınızdan, hem mazlum Said, hem mâsum arkadaşları dairenize çok müteşekkir ve fevkalâde minnettar oldular. Zaten meselemiz dinî ve ilmî olmasından, her daireden ve adliye ve zabıtadan evvel Diyanet Dairesi alâkadardır. Onun için hem Denizli’de, hem Afyon’da en evvel o dairelere müracaat edip şekvâmızı oradaki âlimlere yazdık. Bu meâlde bir başlık yazınız.
Said Nursî
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhir : son
aziz : izzetli, şerefli, çok değerli
beraat verme : temize çıkartma, suçsuz olduğunu ilân etme
berâ-yı mâlumat : malûmat ve bilgi için
cetvel : çizelge
cihet : şekil, yön
cüz’î : küçük, ferdî
daire-i Nur : Risale-i Nur dairesi
Diyanet Riyaseti : Diyanet İşleri Başkanlığı
evvel : önce
fedakârâne : fedakârca
ferahlanma : sıkıntıdan kurtulma, şenlenme
fevkalâde : oldukça, olağanüstü
gayet : son derece
hâdise : olay
hakikî : asıl, gerçek
hassasiyet : hassas olma, duyarlılık
hata–savab cetveli : doğru ve yanlışları gösteren çizelge
himaye : koruma
İhlâs Lem’ası : Yirminci Lem’a
ihlâs : samimiyet; ibadet ve davranışlarda sadece Allah rızasını gözetme
itirazname : itiraz dilekçesi, yazısı
mahrem : gizli
matara : kavanoz; özellikle askerlerin kullandığı veya yolculukta kullanılan bir çeşit su kabı
mazlum : zulme uğramış
merhum : rahmete kavuşmuş, vefat etmiş
meşreb : hareket tarzı, metod
minnettar olmak : şükran duymak, iyilik karşısında kendini borçlu hissetmek
muvakkat : geçici
mükemmel : kusursuz
münasip : uygun
müteessir etmek : etkilemek, üzmek
müteşekkir : teşekkür eden, şükreden
nâsih : nasihat eden, öğüt veren
neşretmek : yaymak
nüsha : kopya
risale : mektup; Risale-i Nur’dan her bir bölüm
ruh u can : ruh ve can; içtenlik
sıddık : çok doğru ve bağlı
şekvâ : şikayet
tebrik : kutlama
terk-i enâniyet : benlik ve enaniyetten vazgeçmek
tevazu-u tâm : tam bir alçakgönüllülük
tevessü : genişleme, yayılma
uhuvvet : kardeşlik
ulûm-u dîniye ehli : dinî ilimler konusunda bilgili olanlar
vazife-i zaruriye : zaruri vazife, zorunlu görev
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...