Block title
Block content
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Aziz, sıddık kardeşlerim; Merak etmeyiniz, biz inâyet altındayız. Zâhiren zahmetler altında rahmetler var. Ehl-i vukufu mecbur etmişler ki, bir parçasını çürütsünler. Elbette onların kalbleri Nurcu olmuş.
Said Nursî
• • •

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Aziz, sıddık, sarsılmaz, telâş etmez, âhireti bırakıp fâni dünyaya dönmez kardeşlerim; Bir parça daha burada kalmaktan, meselemizi bir derece genişlendirmek istemelerinden mahzun olmayınız. Bilâkis benim gibi memnun olunuz. Madem ömür durmuyor, zevâle koşuyor. Böyle çilehanede, uhrevî meyveleriyle bâkileşiyor. Hem Nurun ders dairesi genişliyor. Meselâ, ehl-i vukufun hocaları, tam dikkatle Siracü’n-Nur’u okumaya mecbur oluyorlar. Hem bu sırada çıkmamızla, bir iki cihetle hizmet-i imaniyemize bir noksan gelmek ihtimali var. Ben sizlerden şahsen çok ziyade sıkıntı çektiğim halde çıkmak istemiyorum. Siz de mümkün olduğu kadar sabır ve tahammüle ve bu tarz-ı hayata alışmaya ve Nurları yazmak ve okumaktan teselli ve ferah bulmaya çalışınız.
Said Nursî
• • •

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1

Aziz, sıddık kardeşlerim;

Evvelâ: Yanımda bulunan yeni harfle müdafaatın âhirindeki cetvelden iki tanesini, ehl-i vukufa cevapla beraber Diyanet Riyasetine ve Ankara’nın ağırceza mahkemesine göndermek için lüzum varsa size göndereceğim. Hem ehl-i vukufa cevabın bir sureti buradaki mahkemeye verilsin.

Saniyen: Meselemizi genişlettirmeleri hayırdır. Şimdiye kadar kıymetini düşürmek fikriyle zâhiren küçük, ehemmiyetsiz gösterip gizli çok ehemmiyet veriyordular. Şimdi bu vaziyet, inşaallah hizmet-i imanîye ve Kur’ânîye daha ziyade hayırlı ve faideli olacak.
Said Nursî
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhir : son
âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki sonsuz hayat
aziz : izzetli, şerefli, çok değerli
bâki : devamlı, kalıcı
bilâkis : aksine, tersine
cetvel : çizelge
cihet : şekil, yön
çilehâne : çile yeri, nefsi terbiye etme hücresi
Diyanet Riyaseti : Diyanet İşleri Başkanlığı
ehl-i vukuf : bilirkişi
evvelâ : ilk olarak
fâni : gelip geçici
ferah : sevinç, rahat, huzur
hizmet-i imâniye : iman hizmeti
inâyet : yardım, özen, koruma
mahzun : hüzünlü
müdafaat : savunmalar
noksan : eksiklik
rahmet : merhamet, ihsan, bağış
sabır : acıya ve zorluğa katlanma
sıddık : çok doğru ve bağlı
suret : kopya, nüsha
tahammül : dayanma, katlanma
tarz-ı hayat : yaşam tarzı
uhrevî : âhirete ait
zâhiren : görünürde
zahmet : sıkıntı, eziyet
zevâl : batış, koyboluş
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...