Block title
Block content
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1
Aziz, sıddık kardeşlerim; Dünkü suale benzer, kırk sene evvel olmuş bir sual ve cevabı size hikâye edeceğim. O eski zamanda, Eski Said‘in talebeleri üstadlarıyla şiddet-i alâkaları fedailik derecesine geldiğinden, Van, Bitlis tarafında Ermeni komitesi, Taşnak fedaileri çok faaliyette bulunmasıyla Eski Said onlara karşı duruyordu, bir derece susturuyordu. Kendi talebelerine mavzer tüfekleri bulup, medresesi bir vakit asker kışlası gibi silâhlar, kitaplarla beraber bulunduğu vakit, bir asker feriki geldi, gördü, dedi: “Bu medrese değil, kışladır.” Bitlis hâdisesi münasebetiyle evhama düştü, emretti: “Onun silâhlarını alınız.” Bizden ellerine geçen on beş mavzerimizi aldılar. Bir iki ay sonra Harb-i Umumî patladı. Ben tüfeklerimi geri aldım. Her ne ise...

Bu haller münasebetiyle benden sordular ki: “Dehşetli fedaileri bulunan Ermeni komitesi sizden korkuyorlar ki, siz Van’da Erek Dağına çıktığınız zaman fedailer sizden çekinip dağılıyorlar, başka yere gidiyorlar. Acaba sizde ne kuvvet var ki öyle oluyor?”

Ben de cevaben diyordum: “Madem fâni dünya hayatı, küçücük ve menfî milliyetin muvakkat menfaati ve selâmeti için bu harika fedakârlığı yapan Ermeni fedaileri karşımızda görünürler. Elbette hayat-ı bâkiyeye ve pek büyük İslâm milliyet-i kudsiyesinin müspet menfaatlerine çalışan ve ‘Ecel birdir’ itikad eden talebeler, o fedailerden HAŞİYE geri kalmazlar. Lüzum olsa o kat’î ecelini ve zâhirî birkaç sene mevhum ömrünü milyonlar sene bir ömre ve milyarlar dindaşların selâmetine ve menfaatine tereddütsüz, müftehirâne feda ederler.”
Said Nursî
• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah’ın adıyla.
HAŞİYE : Kardeşlerim namına âcizâne diyorum ki: Lüzum olursa, inşaallah çok ileri geçeceğiz. Bizler, dinde olduğu gibi, kahramanlıkta da ecdadımızın vârisleri olduğumuzu göstereceğiz.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aziz : izzetli, şerefli, çok değerli
ecel : ölüm vakti
evham : kuruntular, şüpheler
fâni : gelip geçici
fedâi : fedakâr, kendini bir hizmete adayan
fedailik : fedakârlık, kendini bir hizmete adama
ferik : korgeneral
halt etme : karıştırma; uygunsuz davranma ve konuşma
Harb-i Umumî : Dünya Savaşı
hayat-ı bâkiye : devamlı ve kalıcı olan âhiret hayatı
ilhad : dinsizlik, inkâr
inşaallah : Allah’ın izniyle
itikad eden : inanan
komite : belli bir amaç için bir araya gelen ve faaliyet gösteren topluluk
mavzer : orduda kullanılan bir cins tüfek
medrese : eskiden ortaöğretim ve yüksek okul seviyesinde bir öğretim kurumu
menfaat : çıkar, kişisel yarar
menfi : olumsuz, negatif
milliyet-i kudsiye : kudsal, mukaddes İslâmiyet milliyetçiliği
muvakkat : geçici
münasebet : bağlantı, ilişki
müspet : olumlu, uygun, yapılması memnuniyet veren
sebebiyet vermek : sebep olmak
selâmet : esenlik, güven
sıddık : çok doğru ve bağlı
şiddet-i alâka : şiddetli ilgi ve alâka gösterme
Taşnak : bir Ermeni komitesi
zındıka : dinsizlik
Yükleniyor...