Block title
Block content
Hüsrev’in müdafaasıdır.

Afyon Ağırceza Mahkemesine; Makam-ı iddia, iddianamesinde biri küllî, diğeri hususî olarak iki cihetle beni ittiham ediyorlar. Küllî ittihamı, Risale-i Nur’a hizmetim ve Üstadımın mevhum suçuna iştirakimdir.

Hususî ittiham ise, gayet cüz’î ve ehemmiyetsiz ve hakikatte hiçbir suç teşkil etmeyen, inziva ile geçen hayatıma ve hususat-ı şahsiyeme ait hallerdir. İddia makamının Risale-i Nur’a hizmetimden dolayı Üstadımın mevhum suçuna beni iştirak ettirmesine mukàbil derim ki:

Ben Üstadımın gittiği meslekte ve Risale-i Nur’la âlem-i İslâma hususan bu vatana ve bu millete ettiği kudsî hizmetinde kendisine isnad edilen mevhum suçuna ruh u canımla iştirak ediyorum. Ve beni bu hizmet-i imaniyede muvaffak eden Cenâb-ı Hakka âhir ömrüme kadar şükredeceğim.

Muhterem heyet-i hâkime; Nurlara hizmetimde gördüğümüz muvaffakiyetin kat’î bir delili şudur: Benim Kur’ân hattım pek noksan iken, harika bir tarzda, ihtiyar ve iktidarımın pek fevkinde, gayet emsalsiz ve gayet mükemmel bir surette üç Kur’ân’ı yazmaklığımdır. Birisi, elinizdedir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhir : son
âlem-i İslâm : İslâm dünyası
cemiyet : topluluk, dernek
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan şeref ve yücelik sahibi Allah
cihet : yön, taraf
cüz’î : ferdî, küçük
dalkavukluk : kişisel menfaatleri için her türlü aşağılığı, soytarılığı yapma
gayet : oldukça, çok
hakikat-i hal : işin aslı, gerçek
hayat-ı içtimaiye : sosyal hayat
hile : aldatma
hizmet-i imâniye : iman hizmeti
hususan : bilhassa, özellikle
hususat-ı şahsiye : şahsi konular
hususî : özel
iddianame : savcının bir dava konusunda hazırladığı iddia ve delilleri içine alan yazısı
inziva : yalnız başına bir yere çekilip dünya işleriyle uğraşmama
irtibat : bağ, ilişki
isnad : dayandırma
iştirak : katılma, ortak etme
ittiham : suçlama
izale : giderme, ortadan kaldırma
izhar : açığa çıkarma, gösterme
karâbet : yakınlık
kudsî : kutsal, mukaddes
küllî : büyük, kapsamlı
mahkeme-i âdile : âdaletli mahkeme
mahvetmek : yok etmek
makam-ı iddia : iddia makamı, sav-cılık
medâr-ı mes’uliyet : sorumluluk sebebi
medeniyet-i beşeriye : insanlık medeniyeti
mevhum : gerçekte olmadığı halde varsayılan
mevkuf : tevkif edilmiş, tutuklu
mukàbil : karşılık
müdafaa : savunma
nam : ad
ruh u can : ruh ve can, içtenlik
şakirt : öğrenci, talebe
şimal : kuzey
şükr : teşekkür, övgü
tenezzül etmek : inmek, alçalmak
teşkil : oluşturma, meydana getirme
uhrevî : âhirete yönelik
uhuvvet : kardeşlik
Yükleniyor...