Block title
Block content
Sakın zannetmeyiniz ki, samimî olarak söylediğim bu sözlerimle riyakârlık yapılıyor. Asla ve kat’iyen! Çünkü Bediüzzaman’ın mahkemesinde hiçbir kimseden korkmuyorum, çekinmiyorum.

Yalnız pek kısa olarak müsaadenizle şu kadarcık arz ediyorum ki: Savcı, bu mübarek vatanda masonluk, komünistliği fevkalâde fâikiyetle önlemek çaresi olan ve önlemekte olan Risale-i Nur’a ve müellifine ve okuyucularına öyle şenî ittihamlarda bulunmakta devam eder ve o tamamen hatâlı ittihamlarından vazgeçmezse, hissiyata kapılarak aleyhtarlık ederse, komünistlik ve farmasonluğu desteklemiş olur ve ittihamlara hakikî hedef olan muzır dinsizlerin türemesine yardım etmiş olur.
• • •
Temyiz Mahkemesi lâhiyasından bir parçadır.

Dinsiz komitelerin neşriyatlarının vesvese ve şüpheleri neticesinde yıkılan imanları Risale-i Nur eserleri ispatçılıkla imar ediyor. İşte gençliğimizin Risale-i Nur’a elektriklenmiş gibi sarılmalarının en ince sır ve hikmetlerinden bir tanesi de budur: Senelerden beri feragat-i nefisle ve eşsiz bir fedakârlıkla ihtiyar, hasta ve fevkalâde ihtimama muhtaç bir çağda gizli düşmanları olan komünist ve masonların ve bunlara aldananların çeşitli işkencelerine karşı, tahammülün fevkinde sabrı ile Bediüzzaman Said Nursî; din aleyhindeki birçok sinsi plânları hakikatbîn nazarıyla, realist görüşüyle fark etmiş, dehşetli dessasâne ve perdeli olan bu plânları akîm bırakacak imanî eserleri telif etmiştir.

Fakat, ne hazîn ve acıklı ve binler teessüflere şâyeste bir vaziyettir ki, bu İslâmiyet kahramanı ve harikulâde büyük zât, yirmi beş senedir hapislerde, zindanlarda, tecrid-i mutlaklarda imha edilmeye çalışılmaktadır. Komünistlerin ihanetiyle meydana gelen evhamın icap ve neticesi olan garazkârlıklarla Risale-i Nur müellifi cezalandırılsa dahi, Risale-i Nur eserleri yine büyük bir iştiyak ve gittikçe artan bir alâka ile okunmakta devam edecektir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

akîm : neticesiz, sonuçsuz
aleyhtarlık : karşıt olma
arz etme : sunma, ifade etme
dessasâne : hileli
evham : vehimler, zanlar, kuşkular
fâikiyet : üstünlük, başkalarından farklı ve üstün olmak
fedakârlık : önem verilen bir şey uğrunda birçok şeyi gözden çıkarma
feragat-i nefis : kendi hakkından vazgeçme
fevkalâde : olağanüstü
fevkinde : üstünde
garazkârlık : kötü niyet sahibi olma, art niyetlilik
hakikatbîn : gerçeği gören
hakikî : asıl, gerçek
harikulâde : olağanüstü
hazîn : hüzünlü, üzüntülü
hikmet : sebep, gaye, fayda
hissiyat : hisler, duygular
icap : gerektirme
ihanet : haksız yere tahkir etme; hıyanet, hainlik
ihtimam : özen, önem verme
imha edilme : yok edilme
ispat : delil göstererek doğruyu ortaya çıkarma, kanıtlama
iştiyak : arzu, istek
ittiham : suçlama
kat’iyen : kesinlikle
komite : belli bir amaç için bir araya gelen ve faaliyet gösteren topluluk
lâhiya : bir konu hakkında yazılan yazı
muzır : zararlı
mübarek : bereketli, hayırlı
müellif : telif eden, yazan
müsaade : izin
nazar : bakış
neşriyat : yayma, yayın
realist : gerçekçi
riyakârlık : gösteriş
sabır : acıya ve zorluğa katlanma
samimî : içten
sinsi : gizli ve kurnaz bir şekilde kötülük için yapılan şey
şâyeste : uygun, lâyık
şenî : kötü, çirkin, alçakça
tahammül : dayanma, katlanma
tecrid-i mutlak : tam bir yalnızlık, yalnız başına bırakma
teessüf : üzülme, hayıflanma
telif etmek : yazmak, kaleme almak
Temyiz Mahkemesi : Yargıtay; yanlışı doğrudan ayıran üst mahkeme
vesvese : kuruntu, şüphe
Yükleniyor...