Block title
Block content
Hıfzı Bayram’ın müdafaasıdır.

Afyon Ağırceza Mahkemesine; Dinî hissiyatı âlet ederek devletin emniyetini ihlâle teşebbüsten sanık İslâm âlimi Bediüzzaman’ın, millet ve memlekete çok faideli hakaik-ı Kur’âniye ve imaniyeyi ders veren eserlerinden okumaklığımı, din ve iman cihetinde çok istifade ederek ahlâk-ı Kur’âniyeyi tahsilime âmil olan bu derslerden bazı tanıdıklara da—talebi üzerine—millî bir şiarımız olan ders-i imaniye ve terbiye-i diniye ve ahlâkiyeye tahsillerine sebep olmak hayrına nâiliyet arzusuyla vermekliğimi ve temin etmekliğimi ve bazı tanıdıkların dostâne veya ilmî mahiyetindeki mektupları adresime göndermelerini bahane ederek mumâileyhe suç ortağı göstermektedir. Sebeb-i ittihamı olan bu meselelere itiraz ederim ki:

1. Üzerinden muhakeme geçen, beraat ettirilip müellifine iade edilen ve bütün İslâm ve memleket ulemasının takdir ve tasvibine mazhar olan Risale-i Nur’u, iddia makamının üzerinde durduğu şekilde bir fikr-i mefsedetle okumadığım gibi, her risalesini de baştan başa Kur’ân’ın bir mühim tefsiri olup insanları ahlâken yükseltmeye, fazilet sahibi kılmaya, milletleri uçuruma yuvarlanmaktan kurtarmaya vesile olan İslâmî dersi ve dinî terbiyeyi müessir bir surette ders verip millet ve memlekete, hattâ beşeriyete mânen en büyük yardım ve iyilikleri yapan bir eser olarak gördüğümden, din ve imanımı muhafaza ve taallüm maksadıyla okumayı ve bazı kimselere vermeyi veya temin edivermeyi bir suç zannetmiyorum.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahlâken : ahlâkça
beraat : temize çıkma, suçsuz olduğunun anlaşılması
beşeriyet : insanlık
bîhaber : habersiz
cemiyet : dernek, topluluk
cürüm : suç
dostâne : dostça
emniyet : güvenlik
evvel : önce
âdetâ : sanki, tıpkı
âdil : adaletli
âdilâne : adâletli
ahlâk-ı Kur’âniye : Kur’ân ahlâkı
âli : yüksek, yüce
âlim : ilim sahibi, çok bilgili olan
âmil : sebep
beraat : temize çıkma, suçsuz olduğunun anlaşılması
bîçare : çaresiz, zavallı
câmia : topluluk
cihet : yön, taraf
ders-i imaniye : iman dersi
ecnebî : yabancı
emniyet : güvenlik
fehvasınca : mânâsınca gereğince
fevâid : faydalar
hakaik-ı Kur’âniye ve imâniye : Kur’ân ve imân hakikatleri
hakikat : doğru gerçek; birşeyin içyüzü
Hakîm kimdir? yani, “Hikmetli insan kimdir?” Cevap : “deneyim geçiren kimsedir”
hissiyat : hisler, duygular
icra-yı adalet : adaletin uygulanması
ihlâl : bozma, karıştırma
iltifat : değer, iyi ve güzel davranış
inkâr : inanmama, kabul etmeme
iyâl : bir kişinin geçimini üstlendiği kimseler
kabil-i telif : birleştirilmeye uygun, bağdaştırılabilir
kasten : kasıtlı olarak
menâfi : menfaatler, yararlar
mevkuf : tevkif edilmiş, tutuklu
muhakeme : yargılama
muhterem : saygıdeğer
müdafaa : savunma
mühim : önemli
namına : adına
rejim : yönetim şekli, biçimi
risale : mektup; Risale-i Nur’dan her bir bölüm
sanık : suçlu olduğu sanılan kimse
serbestiyet : serbestlik
su-i tefsir : yanlış yorumlama
şakirt : öğrenci, talebe
şehadet : şahitlik, tanıklık
şiâr : prensip, nişan, ayırt edici iyi âdet
tahsil : ilim öğrenme, öğrenim
takdir : beğeni
talep : istek, isteme
teşebbüs : başvurma
tevkif : tutuklama
vicdanî : vicdana ait
vilâyet : il
yümin : bereket, uğur
fazilet : güzel ahlâk, erdem
fikr-i mefsedet : bozgunculuk fikri
hâdise : olay
hıyanet : ihanet, hainlik
icab-ı adâlet : adâletin gereği
ihlâl : bozma, karıştırma
isnat : dayandırma
mahiyet : asıl esas, nitelik
maksad : gaye, amaç
mazhar olan : erişen, nail olan
mevkuf : tevkif edilmiş, tutuklu
muhafaza : koruma
muhakeme : yargılama; sorgulayıp hükme bağlama
mumaileyh : kendisine işaret edilen, ismi önce geçen
müellif : telif eden, yazar
müessir : tesirli, etkili
nâiliyet : ermek, erişmek
rejim : yönetim şekli, biçimi
risale : mektup; Risale-i Nur’dan her bir bölüm
sebeb-i ittiham : suçlama sebebi
suret : biçim, şekil
ta’mik : derinleştirmek, inceden inceye araştırmak
taallüm : öğrenme
tahkik : doğruluğunu araştırma
tahsil : ilim öğrenme, öğrenim
takdir : beğenme
tasvip : uygun bulma
tefsir : Kur’ân-ı Kerimi mânâ bakımından açıklayan, yorumlayan kitap
telifat : telifler, yazılmış eserler
terbiye-i diniye ve ahlâkiye : din ve ahlâk terbiyesi
ulema : âlimler; ilim sahipleri
Yükleniyor...