Block title
Block content
Çünkü, iddianamede bütün esas, Risale-i Nur’dur. Ve Risale-i Nur’a ait dâvâ ve itiraz, cüz’î bir hâdise ve şahsî bir mes’ele değil ki çok ehemmiyet verilmesin. Belki bu milleti ve memleketi ve hükümeti ciddî alâkadar edecek ve dolayısıyla âlem-i İslâmın nazar-ı dikkatini ehemmiyetli bir surette celb edecek bir küllî hâdise hükmünde ve umumî bir meseledir.

Evet Risale-i Nur’a perde altında hücum eden, ecnebî parmağıyla bu vatandaki milletin en büyük kuvveti olan âlem-i İslâmın teveccühünü ve muhabbetini ve uhuvvetini kırmak ve nefret verdirmek için siyaseti dinsizliğe âlet ederek perde altında küfr-ü mutlakı yerleştirenlerdir ki, hükûmeti iğfal ve adliyeyi iki defadır şaşırtıp der: “Risale-i Nur ve şakirtleri dini siyasete âlet eder; emniyete zarar ihtimali var.”

Hey bedbahtlar! Risale-i Nur’un gerçi siyasetle alâkası yoktur. Fakat küfr-ü mutlakı kırdığı için, küfr-ü mutlakın altı olan anarşiliği ve üstü olan istibdad-ı mutlakı esasıyla bozar, reddeder. Emniyeti, âsâyişi, hürriyeti, adaleti temin ettiğine yüzer hüccetlerden biri, bu müdafaanamesi hükmündeki Meyve Risalesidir. Bunu âlî bir heyet-i ilmiye ve içtimaiye tetkik etsinler. Eğer beni tasdik etmezlerse, ben her cezaya ve işkenceli idama razıyım.
Mevkuf
Said Nursî

• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Birinci Şuâ / Sonraki Risale: On Üçüncü Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

alâka : bağlantı, ilgili
âlî : yüce, yüksek
âsâyiş : emniyet, güvenlik
bedbaht : kötü bahtlı, talihsiz
heyet-i ilmiye ve içtimaiye : ilmî ve toplumsal heyet, topluluk,
hüccet : güçlü kanıt, delil
hürriyet : serbestlik
Adliye Vekâleti : Adalet Bakanlığı
alâkadar : alâkalı, ilgili
âlem-i İslâm : İslâm dünyası
celb : çekme
cüz’î : küçük, ferdî
ecnebî : yabancı
emniyet : güven
hâdise : olay
Heyet-i Vekile : Bakanlar Kurulu
hukuk : haklar
hücum : saldırı
hülâsa : öz, özet
iddianame : savcının bir dava konusunda hazırladığı iddia ve delilleri içine alan yazısı
iğfal : gaflete düşürerek kandırma, aldatma
küfr-ü mutlak : tam anlamıyla inkâr, dinle ilgili her şeyi reddetme
küllî : büyük ve kapsamlı, tür
Meclis-i Mebusan : Millet Meclisi
Meyve Risalesi : Şuâlar’da yer alan On Birinci Şuâ
muhabbet : sevgi
müdafaaname : savunma yazısı
müdafaat : savunmalar
müddeium : savcı
nâkıs : eksik, noksan
nazar-ı dikkat : dikkat içeren bakış
nevi : çeşit
nüsha : kopya
reis : başkan
risale : mektup, kitapçık
suret : kopya, nüsha
şakirt : talebe, öğrenci
Şûrâ-yı Devlet : Danıştay
talep : istek
tecrid-i mutlak : yalnız başına bırakma, hücre hapsi
teveccüh : ilgi, yönelme
uhuvvet : kardeşlik
umumî : genel
istibdâd-ı mutlak : tam ve sınırsız bir baskı, mutlak diktatörlük
küfr-ü mutlak : tam anlamıyla inkâr, dinle ilgili herşeyi inkâr etme
mevkuf : tevkif edilmiş, tutuklu
Meyve Risalesi : Şuâlar’da yer alan On Birinci Şuâ
müdafaaname : savunma yazısı
tasdik : doğrulama, onaylama
tetkik : inceleme, araştırma
Yükleniyor...