Block title
Block content
Ve yazdıkları risaleleri her taraftan nazar-ı dikkati celb etmek ve dünyanın mal ve evlâdı ve istirahati pek muvakkat ve geçici ve herhalde bir gün onları bırakıp toprağa girecek olmasından, onların yüzünden âhiretini zedelememek ve sabır ve tahammüle alışmak ve istikbaldeki ehl-i imana kahramanâne bir nümune-i imtisâl, belki imamları olmak gibi çok cihetle ayn-ı merhamettir. Fakat yalnız bir cihet var ki, beni düşündürüyor.

Nasıl bir parmak yaralansa göz, akıl, kalb ehemmiyetli vazifelerini bırakıp onunla meşgul oluyorlar. Öyle de, bu derece zarurete giren sıkıntılı hayatımız, yarasıyla kalb ve ruhumuzu kendiyle meşgul eder. Hattâ dünyayı unutmak lâzım olduğu bir zamanımda, o hal beni masonların meclisine getirdi, onları tokatlamakla meşgul eyledi. Cenâb-ı Hak bu gaflet halini de bir mücahede-i fikriye nev’inden kabul etmek ihtimaliyle teselli buldum.

Risale-i Nur’un kıymettar muallimi Hâfız Mehmed’in kardeşi Ali Gül’ün selâmını aldım. Ben hem ona, hem bütün hemşehrilerine ve Sava’nın bütün ahyâ ve emvâtına binler selâm ve dua ederim.
• • •

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1

Aziz, sıddık kardeşlerim; Sizin sebat ve metanetiniz, masonların ve münafıkların bütün plânlarını akîm bırakıyor. Evet, kardeşlerim, saklamaya lüzüm yok. O zındıklar, Risale-i Nur’u ve şakirtlerini tarîkate ve bilhassa Nakşî tarîkatine kıyas edip, o ehl-i tarîkati mağlûp ettikleri plânlarla bizleri çürütmek ve dağıtmak fikriyle bu hücumu yaptılar.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On İkinci Şuâ / Sonraki Risale: On Dördüncü Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ahyâ : hayatta olanlar, yaşayanlar
akîm : neticesiz, sonuçsuz
ayn-ı merhamet : merhametin ta kendisi
aziz : çok değerli, izzetli
bilhassa : özellikle
câzibedar : çekici
Cenâb-ı Hak : Hakkın ta kendisi olan, sonsuz şeref ve yücelik sahibi Allah
cihet : yön, taraf
ehl-i iman : Allah’a inananlar, mü’minler
ehl-i tarîkat : tarîkata mensup olanlar
emvât : ölüler
erkân : rükünler, temel unsurlar; bir topluluğu oluşturan önemli fertlerden her biri
evvelâ : ilk olarak
gaflet : âhirete, Allah’ın emir ve yasaklarına duyarsız davranma hâli, umursamazlık
ifsad etmek : bozmak
istikbal : gelecek
kahramanâne : kahramanca
kıymettar : kıymetli, değerli
kusurat : kusurlar, eksikler
mâbeynlerinde : aralarında
maddiyyun : materyalistler, herşeyi maddeye bağlayanlar
mağlûp etmek : galip gelmek, yenmek
metanet : sağlamlık, kararlılık
muallim : öğretmen
mücahede-i fikriye : fikir mücadelesi
münafık : iki yüzlü, inanmadığı halde inanmış görünen
müntesibîn : intisab edenler, bağlananlar
nev’ : çeşit, tür
nümune-i imtisal : örnek alınacak model
salisen : üçüncü olarak
saniyen : ikinci olarak
sebat : kararlılık
sefahet : yasak zevk ve eğlencelere düşkünlük
sıddık : çok doğru ve bağlı
su-i istimâlat : kötüye kullanmalar
şakirt : talebe, öğrenci
tarîkat : tasavvufta Allah’a ulaştıran yol
tesanüd : dayanışma
teşhir etmek : sergilemek
zarurete girmek : sıkıntıya girmek, darlığa düşmek
Yükleniyor...