Block title
Block content
Hattâ meşhur bir ehl-i keşf-i’l-kubur, vefat eden ve ilm-i sarf ve nahvi okuyan bir talebenin kabrinde Münker, Nekir’e nasıl cevap verecek diye murakabe etmiş. Ve müşahede edip işitmiş ki, melek-i suâl, ondan sordu. “Men Rabbûke? Senin Rabbin kimdir?” dediği zaman, o nahv dersiyle iştigal ederken vefat eden talebe, o meleğin cevabında demiş: “Men mübtedâdır, Rabbûke onun haberidir.” Nahiv ilmince cevap vermiş, kendini medresede zannetmiş.

İşte bu vâkıaya muvafık olarak, ben merhum Hâfız Ali’yi aynen hayattaki gibi Risale-i Nur’la meşgul olarak en yüksek bir ilimde çalışan bir talebe-i ulûm vaziyetinde ve tam şehidler mertebesinde ve tarz-ı hayatlarında biliyorum ve o kanaatle ona ve onun gibi Mehmed Zühdü’ye ve Hâfız Mehmed’e bazı dualarımda derim: “Yâ Rabbî! Bunları kıyamete kadar Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye ve esrar-ı Kur’âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle. Âmin. İnşaallah.”
• • •

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ 1

Aziz, sıddık kardeşlerim; Ben merhum Hâfız Ali’yi unutamıyorum. Onun acısı beni çok sarsıyor. Eski zamanlarda bazen böyle fedakâr zâtlar, kendi dostu yerine ölüyorlardı. Zannederim, o merhum benim yerimde gitti. Onun fevkalâde hizmetini eğer sizler gibi o sistemde zâtlar yapmasaydı Kur’ân’a, İslâmiyete büyük bir zâyiat olurdu. Ben, onun vârisleri olan sizleri tahattur ettikçe, o acı gidiyor, bir inşirah geliyor. Medar-ı hayrettir ki, ben şimdi onun mânevî, belki maddî hayatıyla âlem-i berzaha gitmesi cihetiyle, o âleme gitmek için bende bir iştiyak zuhur etti ve ruhuma başka bir perde açıldı.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü kusur ve noksandan yüce olan Allah’ın adıyla.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On İkinci Şuâ / Sonraki Risale: On Dördüncü Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlem-i berzah : kabir âlemi
âmin : “Allahım kabul eyle”
aziz : çok değerli, izzetli
cihetiyle : yönüyle
esrar-ı Kur’âniye : Kur’ân’ın esrarı, sırları
fevkalâde : olağanüstü
hakaik-i imaniye : iman hakikatleri, gerçekleri
ilm-i sarf ve nahv : Arapça gramer ilmi, dilbilgisinde kelime ve cümle yapısını inceleyen ilim
inşaallah : Allah’ın izniyle
inşirah : ferahlanma, huzur, açılma
iştigal etmek : meşgul olmak
iştiyak : çok kuvvetli arzu ve istek
kemâl-i ferah : mükemmel bir rahatlık, huzur, neşe
kisve : elbise, örtü
medar-ı hayret : hayret sebebi
melek-i suâl : suâl melekleri, Münker-Nekir
men Rabbûke : Rabbin kim?
men : kim
merhum : rahmete kavuşmuş, vefat etmiş
muarefe : karşılıklı görüşme, tanışma
muhabere : haberleşme
murakabe : bakma, gözetme
muvafık : uygun
mübtedâ : Arapça isim cümlelerinde özne
Münker/Nekir : öldükten sonra insanları iman bakımından sorguya çekecek olan melekler
müşahede : görme, gözlemleme
Nahiv ilmi : Arapça dilbigisinde cümle yapısını inceleyen ilim
Rab : herbir varlığa muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah
Rabbûke : senin Rabbin
sıddık : çok doğru ve bağlı
tahattur : hatırlama
talebe-i ulûm : ilim talebeleri
tarz-ı hayat : hayat tarzı
vâkıa : gerçekte olan
vâris : mirasçı
Yâ Rabbî : Ey Rabbim!
zâyiat : kayıplar
zuhur : belirme, görünme
Yükleniyor...