Block title
Block content
İkinci nokta: Meselemiz, âlem-i İslâmı alâkadar eden pek büyük bir vazife-i Kur’âniye ve imaniyedir. Ondan dehşet alan gizli münafıklar, ellerinden geldiği kadar küçültmek isterler. Ve çok ehemmiyet verdiklerinden, zahiren ehemmiyetsiz göstermeye çalışıyorlar, hükûmeti ve adliyeyi aldatıyorlar. Meselâ, Nurlara mensup feriklerden ve miralaylardan sarf-ı nazar edip, Ankara’da Nur talebesi bir nefer askerin elinde, zararsız birkaç risale bulunmasıyla, buradaki mahkeme, meseleyi uzattırmaya vesile ediyorlar. Ve benim şahsımın ehemmiyetsizliğini, ihanetler ve tazyiklerle, tecrübelerle gösterip, binler derece şahsımdan ehemmiyetli olan Nurların kuvvetli derslerini ve şakirtlerinin sarsılmaz ve susmaz şahs-ı mânevilerini nazara almayıp, güya ehemmiyet vermiyorlar. Halbuki, onun ehemmiyetinden titriyorlar ki, o kubbeleri habbe göstermek istiyorlar.

Hem tam aldanmışlar. İçimizden yalnız dört-beş kardeşimiz, ailevî ticaret cihetinde bu tehirden bir zararları olsa da, inşaallah pek çok mânevî kazançları o maddî zararı hiçe indirecek bir inayet altındayız. Hiç merak ve telâş etmeyiniz. Vazifemiz, sabır içinde şükretmek ve mümkün oldukça Nurlarla meşgul olmaktır ve bizden çok ziyade sıkıntıda bulunan mahpuslara tesellî vermektir.
Said Nursî
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Emirdağ Hayatı / Sonraki Risale: Isparta Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adliye : hukuk ve âdalet işlerinin görüldüğü resmî makam
ailevî : aileye mensup, aile ile ilgili
cihet : yön, taraf
ferik : korgeneral
ihanet : haksız yere hakaret, aşağılama
inayet : ihsan, lütuf, yardım
inşaallah : Allah’ın izniyle
kubbeleri habbe gösterme : büyük şeyleri hafife alma, küçük gösterme
mahpus : hapsedilmiş, tutuklu
mensup : bağlı, üye
miralay : alay komutanı, albay
nazar : dikkat, görüş
nefer : asker, er
Nurlar : Risale-i Nur Külliyatı
risale : küçük çaplı kitap; Risale-i Nur’un her bir bölümü
sarf-ı nazar etme : dikkate almama, bakmama
şahs-ı mânevi : mânevî şahıs, belli bir ideal ve gaye etrafında bir araya gelen topluluğun oluşturduğu mânevî şahsiyet
şakirt : talebe, öğrenci
talebe : öğrenci
tazyik : baskı, şiddet
tehir : erteleme, sonraya bırakma
tesellî verme : üzüntüyü hafifletme, acıyı dindirme, rahatlatma
zahiren : görünürde
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...