Block title
Block content
Fahr-i Âlem, Arştan bu yere indi,
Şâh-ı Velâyet gelip Düldül’e bindi,
Zülfikar’a bugün, artık nur dendi,
Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!

Yolumuz, bu Nurun bu nurlu yolu,
Olduk hepimiz o Nurun bir kulu,
Nur yolunda yürüyen hem ne mutlu
Ey nümune-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!

...

Dertlere dermansın, mahbub-u cansın,
Hem câmiü’l-esmâ ve’l-Kur’ân’sın,
Hem de nur-u Haktan bize ihsansın,
Ey bir rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!

Bu âlemde madde değil, bir özsün,
Her zerreden bakan bütün bir gözsün,
Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün,
Ey misal-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!

...

Çünkü sensin bu asırda Rahmeten li’l-Âleminin cilvesi,
Çünkü sensin şimdi Şefiü’l-Müznibînin vârisi.
“Ağisnâ yâ Gıyâse’l-Müstağîsîn” bir duası,
Ey şule-i rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!

Şifa bulsun şimdi biraz yaramız,
Revaç bulsun geçmez olan paramız,
Saç nurunu, aka dönsün karamız,
Ey ziya-yı rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!

...

Meylimiz yok yalancı bir dünyaya,
Son verdik biz bid’alara, riyaya,
Kapılmayız öyle kuru hülyaya,
Ey bir hakikat-ı rahmet-i âlem Risaletü’n-Nur!
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Denizli Hayatı / Sonraki Risale: Afyon Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

“Ağisnâ yâ Gıyâse’l-Müstağîsîn” : “Bize yardım eyle ey yardım isteyenleri yardımsız bırakmayan" mânâsına gelen bir dua cümlesi
âlem : dünya, evren
Arş : göğün en yüksek katı; Cenâb-ı Allah’ın büyüklük ve yüceliğinin tecellî ettiği yer
bid’a : aslen dinde olmayıp sonradan ortaya çıkan ve dine zarar verici yeni âdet ve uygulamalar
câmiü’l-esmâ ve’l-Kur’ân : Allah’ın isimlerini ve Kur’ân’ın özelliklerini üzerinde toplayan
cilve : görüntü, yansıma
derman : ilâç
Düldül : Hz. Muhammed (a.s.m.) tarafından Hz. Ali’ye hediye edilen binek hayvanının ismi
Fahr-i Âlem : bütün varlık âleminin kendisiyle övündüğü Peygamberimiz (a.s.m.)
ihsan : bağış, ikram, lütuf
mahbub-u can : bütün insanların ve derece olarak yüksek makamlarda olan zâtların sevgilisi
meyil : eğilim
misal-i rahmet-i âlem : kâinatı kuşatan İlâhî rahmetin misali, örneği
nur-u Hak : Hakkın ta kendisi olan, şeref ve yücelik sahibi Allah'ın nuru
Rahmeten li’l-Âlemin : âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (a.s.m.)
rahmet-i âlem : bütün âlemleri kuşatan İlâhî rahmet
revaç bulmak : yaygınlaşmak, genel kabul görmek
riya : gösteriş
Şâh-ı Velâyet : velîlik makamlarının şâhı, lideri; Hz. Ali
Şefiü’l-Müznibînin vârisi : âhiret âleminde günahkârların bağışlanması için şefaatte bulunacak olan Hz. Muhammed’in (a.s.m.) mirasçısı
şule-i rahmet-i âlem : kâinatı kuşatan İlâhî rahmetin bir parıltısı
zerre : en küçük madde parçası, atom
ziya-yı rahmet-i âlem : kâinatı kuşatan İlâhî rahmetin bu asrı aydınlatan ışığı
Zülfikar : Hz. Muhammed’in (a.s.m.) Uhud Harbinde Hz. Ali’ye (r.a.) hediye ettiği, ucu iki çatallı kılıç; inkârcılığa karşı keskin bir kılıç hükmünde olan Risale-i Nur
Yükleniyor...