Block title
Block content
Ehemmiyetsiz, fakat ehemmiyetli bir suç olarak bana sorulan bir mesele

Diyorlar ki: “Sen şapkayı başına koymuyorsun; mahkeme gibi çok resmî yerlerde başını açmıyorsun. Demek o kanunları reddediyorsun. O kanunları reddetmenin cezası şiddetlidir.”

Elcevap: Bir kanunu reddetmek başkadır ve o kanunla amel etmemek bütün bütün başkadır. Evvelkinin cezası idam ise, bunun cezası ya bir gün hapis ve bir lira ceza-yı nakdî, veya bir tekdir veya bir ihtardır: Ben o kanunlarla amel etmiyorum; hem amel etmekle dahi mükellef olamıyorum. Çünkü münzevî yaşıyorum. Bu kanunlar hususî menzillere girmez.

Bir ihtar: Bu iki aydır gayet dikkatle ve ince elekle elemek suretiyle, hem Isparta, hem Eskişehir mahkemeleri, hem Dahiliye Vekâleti on seneden beri teraküm eden mahrem kitaplarımı ve hususî mektuplarımı müsadere edip teftiş ettikleri halde gizli bir komite ve cemiyet gibi medar-ı itham hiçbir maddeyi tespit etmediklerini itirafla beraber, daha tetkike devam ediyorlar. Ben de derim:

Ey efendiler! Beyhude yorulmayınız. Eğer aradığınız varsa, hiçbir ucunu bu kadar zaman bulamadığınızdan, biliniz ki, onu idare eden öyle acîp bir dehâ vardır ki, mağlûp edilmez ve mukabele edilmez. Çare-i yegâne, onunla musalâhadır. Yoksa, bu kadar mâsumlara zarar vermek ve ezmek yeter! Belki gayretullaha dokunur, galâ (kıtlık) ve veba gibi belâlara vesile olur.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Barla Hayatı / Sonraki Risale: Kastamonu Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âb-ı hayat : hayat suyu
acîp : hayrette bırakan, şaşırtan
amel : bir işi yerine getirme, uygulama
beyhude : boşu boşuna, faydasız
bilâtereddüt : tereddütsüz, şüphe etmeden
cemiyet : topluluk, dernek
ceza-yı nakdî : para cezası
çare-i yegâne : tek çare
Dahiliye Vekâleti : İçişleri Bakanlığı
dehâ : olağanüstü zekâ ve yetenek
evvelki : önceki
feylesof : filozof, felsefe ile uğraşan, felsefeci
gayretullaha dokunma : yaptığı işle İlâhî gayreti harekete geçirecek, Allah’ın gazabını üzerine çekecek bir sonuca sebep olma
hayat-ı ebediye : sonu olmayan, sonsuz hayat
hususî : özel
ihtar : uyarı
imha : yok etme
keşfiyat : keşifler, bilinmeyen gerçekleri ortaya çıkarma, bulma
komite : kötü bir maksat için toplanmış gizli cemiyet
mağlûp : yenilen
medar-ı itham : suçlama sebebi
menzil : durak, yer
mukabele : karşılık verme
musalâha : barışma
mükellef : yükümlü
münzevî : bir köşeye çekilip ibadetle uğraşan, vaktini ibadetle geçiren
müsadere : kanunî olarak yasak görülen bir şeye devlet tarafından el konulması
Rahîm-i Zülcelâl : kullarına karşı özel rahmeti olan haşmet ve ikram sahibi Allah
suret : biçim, şekil
teftiş : denetleme, kontrol
tekdir : azarlama
teraküm : birikme, yığılma
tetkik : inceleme, araştırma
ümitvar : ümitli, ümidini yitirmeyen
veba : öldürücü ve bulaşıcı bir hastalık
vücud : beden
zerre : atom, hücre
Yükleniyor...