Block title
Block content
Bu hakikatin ve bu cereyanın neden ibaret bulunduğu, menşei, gaye ve ideali ne olduğu, halk tabakalarındaki tesiri, fert ve cemiyetin hayat-ı maddiye ve mâneviyesine, istikbaldeki milletçe emniyet ve saadetimizin teminine ait tesiri, bu Tarihçe-i Hayat ile tebarüz etmektedir.

Netice itibarıyla, zehirlemekten zevk alan akrep misillü ve anarşist ruhlu olmayan herbir fert, bu dâvânın karşısında ancak sevinç duyar.

Belki bize şöyle bir sual sorulabilir: “Acaba bu Tarihçe-i Hayat ile Said Nursî beşerin efkârına insan üstü bir varlık olarak gösterilmek mi isteniyor?”

Hayır!

Dünyanın ve hayatın mahiyetini bilen insanlar için, muvakkat âlâyişin, şan ve şöhretin hiçbir kıymeti yoktur. Hakikati müdrik bir insan, fânilerin sahte iltifatlarına kıymet vermez ve arkasına dönüp bakmaz. İşte, Said Nursî bu noktadan da mânevî büyük bir kahramandır. Hayatı, insanı hayrette bırakan çeşitli kahramanlıklarla dolu olmakla beraber; hakta, hak yolunda fâni olup, şahsından feragat etmede de mümtaz bir fedakâr olarak nazara çarpmaktadır. İlâhî bir inayete mazhariyetle, dağ gibi engelleri aşıp, bu asrın yüzlerce menfi cereyanları karşısında kudsî dâvâsını çekinmeyerek ilân edip selâmete çıkarması, kendisinin şahsiyetinden tamamıyla feragat ettiğini, hak yolunda fedâi olduğunu göstermektedir.

Evet, Said Nursî şahsî dehâsıyla ve inayet-i Hakla insanlık âleminde yeni bir çığır açmıştır. Bu zât, bütün istidadını ve benliğini ezelî bir hakikate feda ederek, bütün zamanlarda hükümran olan bu Kur’ânî hakikati dâvâ edinmiştir. Şahsında ve hizmetinde görünen bütün yüksek vasıf ve kemalât, ancak kudsî dâvâsından aksetmektedir. Nasıl ki binler âyine ortasında bulunan bir lâmba, nûranî ışığa mâlik olduğu için karşısındaki âyineler adedince külliyet kesb eder ve o kadar kıymet alır; zira herbir âyinede bir lâmba, ışığıyla beraber mevcuttur.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Önsöz / Sonraki Risale: İlk Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aksetmek : yansımak
âlâyiş : gösteriş
anarşist : hiçbir kayıt ve kural tanımayan, yıkıcı, kargaşa çıkaran
asır : yüzyıl
beşer : insanlık
cemiyet : topluluk
cereyan : hareket, akım
dâvâ edinme : bir hedef, ideal ve düşüncenin doğruluğunu ispatlama gayret ve çabasına girme
dehâ : olağanüstü zekâ ve akıl
efkâr : fikirler, düşünceler
emniyet : güven
ezelî : başlangıcı olmayan sonsuzluk
fâni olma : kendisini bir şeye tamamen adama ve dâvâsıyla bütünleşme
fâni : geçici, ölümlü
feragat : hakkından isteyerek vaz geçme, affetme
hakikat : gerçek, doğru
hayat-ı maddiye ve mâneviye : maddî ve manevî hayat
hükümran : hükmü geçen, hükmeden
ibaret bulunma : meydana gelme
iltifat : gönül okşayıcı güzel söz
inayet : lütuf, iyilik, yardım
inayet-i Hak : Hakk’ın, Allah’ın yardımı
istidad : kabiliyet, yetenek
istikbal : gelecek
netice itibarıyla : sonuç olarak
kemâlât : mükemmel ve yüksek özellikler
kesb etme : elde etme, kazanma
kudsî : her türlü kusur ve noksandan uzak, mukaddes
külliyet : bireylerden bir sınıf oluşma
mahiyet : temel özellikler ve nitelikler
mâlik : sahip
mazhariyet : ayna olma, bir nimete erişme
menfi : olumsuz
menşe’ : kaynak
mevcut : var
misilli : gibi
muvakkat : geçici
müdrik : idrak eden, kavrayan, anlayan
mümtaz : seçkin
nazara çarpma : dikkat çekme
nûranî : nurlu
saadet : mutluluk
selâmet : esenlik, güvenlik
tarihçe-i hayat : hayat hikayesi, biyografi
tebarüz etme : belirme, ortaya çıkma
temini : sağlaması
vasıf : özellik, sıfat
zira : çünkü
Yükleniyor...