Block title
Block content
Muhterem Üstadımız, artık bütün yorgunluğunuza ve ihtiyarlığınıza rağmen çetin imtihanınızın muvaffakiyetle neticelenmesi sayesinde müsterih olunuz. Artık bu kudsî dâvâyı, bu iman ve Kur’ân dâvâsını devam ettirecek istikbalin genç Said’leri yetişmiştir. İman nuru ve şuuruyla, onlar bu kudsî ve ulvî dâvâyı yürütecekler ve inşaallah kıyamete kadar devam ettirecekler ve nesilden nesile intikal ettirecekler.

Muhterem Efendimiz, yarın tarihin altın sahifelerinde iftihar ve ihtişamla yâd edilecek olan yeni ve mufassal Tarihçe-i Hayat’ınızın Ankara’da tab edilip hitama ermesinin sevinci içinde bayram etmekteyiz. Zira bu Tarihçe-i Hayat, ömrünüz boyunca ille-i gaye edindiğiniz imanı kurtarmak dâvânız uğrundaki mücadele ve mücahede safhalarınızı, bin türlü mahrumiyetler içerisinde yorulmak bilmeyen bir azimle maksada vâsıl oluşunuzu ve âleme rahmet olan Risale-i Nur’ların telif, tanzim ve neşri hakkında tatminkâr malûmat vermesi bakımından büyük ehemmiyeti haizdir. Bugün milyonlarca insanı coşturup, selâmete götüren bu Nur deryası daima kükreyecek, küfrü boğacak, zulmeti yırtacak, insanlığa hâmi ve halâskâr olacaktır.

Size medyun-u şükranız. En derin sevgi ve muhabbetlerimizle selâm ve hürmetlerimizi arz eder, dua-i mübareklerinize intizaren ellerinizden öperiz aziz, sevgili Üstadımız.
İstanbul Nur talebeleri
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Afyon Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aksetirme : yansıtma
arz etme : sunma, ifade etme
aziz : çok değerli, izzetli
azmetme : kararlı olma
bilhassa : özellikle
derya : deniz
dua-i mübarek : mübarek dua
feragat : fedakarlık, özveri, kişisel hakkından vazgeçme
haiz : sahip olma
halâskâr : kurtarıcı
hâmi : koruyucu
hitam : son
hülâsa : kısaca, özet olarak
ıztırap : aşırı elem, sıkıntı, ıstırap
iftihar : övünme
ihtişam : haşmetlilik, heybetlilik, görkem
ille-i gaye : esas gaye, temel amaç
insaniyet : insanlık
inşaallah : Allah’ın izniyle
intikal : taşıma, aktarma
intizaren : bekleyerek, gözleyerek
istikbal : gelecek
kıyamet : dünyanın sonu, varlığın bozulup dağılması
kudsî : kutsal, yüce
küfür : inkâr, inançsızlık
mahrumiyet : yoksun kalma
maksad : gaye, amaç
malûmat : bilgi
meclûb : tutkun, aşırı bağlı
medyun-u şükran : teşekkür borçlu
mufassal : ayrıntılı
muhabbet : sevgi
muhterem : hürmete lâyık, saygıdeğer
muvaffakiyet : başarı
mücahede : cihat etme, din uğrunda çaba harcama
müsterih olma : rahatlama, huzura kavuşma
müteşekkir : teşekkür eden
neşr : yayma, yayımlama
rahmet : İlâhî şefkat, merhamet ve ihsan
sadakat : bağlılık
safha : merhale, aşama
selâmet : esenlik, güven
şuur : bilinç, anlayış
tab : matbaada basma
tanzim : düzenleme
tatminkâr : doyurucu, ikna edici, memnun edici
telif : yazma
ulvî : yüce, büyük
vâsıl olma : varma, ulaşma
yâd edilme : anılma
zulmet : karanlık
Yükleniyor...