Üçüncü Şua

İçerikler


  1. "Ruhun penceresi ve onun ayinesi olan gözbebeği,.." cümlesinde geçen, gözbebeğinin ruhun aynası oluşu ne anlama gelmektedir? Başka yerde de "Zira göz, kalbin âyinesidir." denmiş?

  2. On Altıncı Söz'de geçen, "Cenâb-ı Hak yetmiş bin hicab arkasındadır." ifadesini izah eder misiniz?

  3. Üçüncü Şua’ya konu olan âyetlerin tefsirleri ile birlikte, kısa izahını yapar mısınız? Güneşle insanın münasebetindeki uzaklık, nasıl değerlendirilmelidir? Güneşin ışığının, insana göz bebeğinden daha yakın olması nasıl anlaşılır?

  4. "Onun huzur-u kibriyâsına perdesiz girmek istenilse: zulmanî ve nuranî, yani maddî ve ekvânî ve esmâî ve sıfâtî yetmiş binler hicaptan geçmek, her ismin binler hususî ve küllî derecât-ı tecellîsinden çıkmak..." Devamıyla açıklar mısınız?

  5. “Zât-ı Zülcelâl, herşeye herşeyden daha ziyade yakın olduğu halde, herşey Ondan nihâyetsiz uzaktır… Yoksa zılde kalırsın, yalnız cüz'î bir cilveyi bulursun.” Buradaki temsilin hakikate tatbikini genişçe izah eder misiniz?

  6. "Sen Ona Hâlık ismiyle yanaşmak istersen, senin Hâlıkın hususiyetiyle, sonra bütün insanların Hâlıkı cihetiyle, sonra bütün zîhayatların Hâlıkı ünvanıyla, sonra bütün mevcudatın Hâlıkı ismiyle münasebettarlık lâzım gelir. Yoksa zıllde kalırsın,.." izah?

  7. "Vasıtalar sırf zahiridirler, perde-i izzet ve azamettirler." cümlesi umumi bir kaide midir? Vasıtaların rububiyetin dellalı olmaları ve temaşagerlikleri ne demektir? Ayrıca; hiçbir kıymet ifade etmeyen sebeplere ve vasıtalara itibar etmek nasıl olur?

  8. Başta "İtminan-ı nefsime medar olacak" ifadesi ile, genel manada nefis muhatap kabul ediliyor. Daha sonra: "Ey nefs-i nadan" , "Ey nefs-i bihuş" , "Ey haddinden tecavüz etmiş nefs-i pürvesvas" , "İşte ey tembel nefsim" kullanılmasının hikmeti?

  9. İhtar’da geçen "melekût" tabiri çok yerlerde "her şeyin içi" anlamında kullanılıyor. "Dış ve iç" tabirleri ise nisbî kavramlardır. Melekûttan maksat nedir?

Yükleniyor...