HÜSEYİN ABDULHADİ

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Tarihçe-i Hayat kitabının "Hariç Memleketler" kısmında altı yaşında Suriyeli bir çocuğun mektubu vardır. Allah nasip etti, biz bu çocuğu bulduk. Hüseyin Abdulhadi… Çocuk deyince aklımıza hemen bir tıfıl bebe geliyor olabilir… Öyle değil elbette… O çocuk, bugün 66 yaşında emekli bir profesör

Gaziantepli kardeşlerimiz haber verdi bize Hüseyin Abdulhadi’den. İrtibat bilgilerini de verdiler. Hüseyin Abdulhadi şimdi Türkiye’de bulunuyor. Özel bir üniversitede Arapça hocalığı yapıyor. Türkçeyi yeni yeni öğrenmeye başlamış. Türkiye’de tam hizmetlerin içinde olmasa da Nur talebeleri ile irtibatının devam ettiğini öğrendik. “Suriyeli Âlimler Birliği Derneği Türkiye Sorumlusu” olarak da bir vazife yürütüyor. Çekimler ve Arapça tercümanlığı için Yusuf Yıldızhan’a ve Hazale Dernek Başkanı Selahattin Demir’e teşekkür ediyorum.

Tarihçe-i Hayat kitabında neşredilen Hüseyin Abdulhadi’nin mektubu aynen şöyle:

Suriyeli küçük bir Nur talebesinin Üstad Bediüzzaman Hazretlerine gönderdiği mektup

22 Şevval 1373

“Fahr-ül İslâm Üstaz-ı A’zam Bedîüzzaman Hazretlerine!

“Kemal-i ihtiramla hâk-i pây-i zât-ı âlîlerinize yüzümü ve gözümü sürerek öperim. Altı yaşındayım. Ramazan-ı şerifin yirmi altıncı gününde Kur’an-ı Kerim’i hatmettim. Suriye’de en küçük bir Nur talebesiyim. Arkadaşlarımdan onbir talebe daha Kur’an-ı Kerim’i hatmettiler. Hepimiz namaz kılıyoruz. Bu mektubla fotoğrafımı Urfa Nur talebeleri vasıtasıyla zât-ı meal-i sıfat-ı âlîlerinize gönderiyorum. Çok rica ederim, mübarek hatt-ı şerifinizle fotoğrafın arka tarafına bana bir-iki cümle dua yazınız, tekrar fotoğrafımı iade buyurmanızı rica ederim. Pederim Abdülhâdi, hak-i pây-i âlîlerinizden öper, dualarınızı taleb eder."

Suriye Derbasiye nahiyesine tâbi
Âliye köyünde Nur talebelerinden
Hüseyin Abdülhâdi

(bk. Tarihçe-i Hayat, Risale-i Nur ve Hariç Memleketler)

HÜSEYİN ABDULHADİ ANLATIYOR

Prof. Hüseyin Abdulhadi, kendisine yönettiğimiz sorulara göre Üstad Bediüzzaman’a yazdığı mektubun hikâyesini kendi hayatını da özetleyerek şöyle anlattı:

ÜSTAD’TAN TALEP ETTİĞİM FOTOĞRAF BANA GELDİ, FAKAT…

Suriye’nin Haseke iline bağlı Derbasiye nahiyesinin Âliye köyünde 1949 yılında doğmuşum.

Altı yaşındaydım. Babam ve annem Kur’an’ı altı yaşımda hatmettiğimden dolayı 1954 (H.1373) yılında Said Nursi Hazretlerine bir mektup yazdılar. Mektup yazılırken bizzat ben oraya not düşürttüm; Üstad’a selam söyledim, bir fotoğrafımı gönderdim ve fotoğrafın arkasına dua yazıvermesini ve tekrar bana iade etmesini rica ettim. O fotoğraf bize gelmişti, ama Suriye’deki o malum rejimden dolayı biz her şeyi dağıttık, zayi oldu o fotoğraf. Bir daha da bulamadık. Mektubu, Urfa’daki Nur talebeleri vasıtasıyla gönderdik.

Babamın adı Muhammed Abdulhadi’dir. 1973 yılında vefat etti. Mezarı Suriye’de. Babam Urfa’ya sürekli gidip-gelir, Urfa’daki Nur talebeleri ile görüşürdü. Abdulkadir Badıllı ile çok görüşürdü. Suriye’de devamlı babamla beraberdim. Üstad Said Nursi’nin hizmet ve kitaplarından, hepsinden haberimiz oluyordu. Ben halen de Üstad’ın talebesiyim. Risale-i Nur Külliyat’ının tamamını en az bir kere okudum.

1971 yılında Suriye’den ayrıldım, Suudi Arabistan’a yerleştim. Üniversiteyi orada bitirdim, doktora yaptım, akademisyen oldum… Cidde Üniversitesi’nde ilim üzerine talebe yetiştirdim. 30 yıl ilim öğrettim üniversitede. İki yıl önce de emekli oldum. Suudi Arabistan’da iken hacca gelen Nur talebeleri ile iç içe oluyorduk. Mekke’de Risale-i Nur’un medresesi var...

Üstad Hazretlerinin üzerimde bir duası var... O dua üzerine benim her işim yolunda gidiyor, elhamdülillah. Üç yıl önce de Üstad’ın duasıyla Türk vatandaşlığını aldım. Türkiye’de Nur talebeleriyle irtibatımız devam ediyor. Şimdi Gaziantep’te kurulan "Özel Zehra Üniversitesi"nde sadece Arapça üzerine ilim öğretmek üzere bulunuyorum. Suriyeli zenginlerin, Türklerin de yardımıyla Türkiye’de kurdukları bir üniversite... Bu üniversiteye şimdilik sadece Suriyeli talebeler kabul ediliyor. Ailem hâlâ Cidde’de... Cidde’den gelip gidiyorum Gaziantep’e. Türkçeyi yeni öğreniyorum.

(bk. Ömer ÖZCAN, Ağabeyler Anlatıyor-VII)

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...