TEFEKKÜR

"Dikkat edilse, şu kâinatın umumunda bir nizam-ı ekmel, bir intizam-ı kasdî vardır. Her cihette reşahât-ı ihtiyar ve lemeât-ı kast görünür." (Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat, İkinci Esas, Birinci Medar)

"Âfâkî malûmat nefse geldiği vakit, enede bir musaddık görür; o ulûm, nur ve hikmet olarak kalır." (Sözler, Otuzuncu Söz, Birinci Maksat)

"Hâlıkın âsârından cemâdata baktığın zaman azamet ve kudreti kastına hedef yap, başka isimlerin tecelliyatını teb’an düşün. Hayvanata bakarken merhamet kasdıyla bak, sair tecelliyata tebeî bir nazarla bak." (Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'l-Habbe)

"Tefekkür gafleti izale eder. Dikkat, teemmül, evham zulümatını dağıtıyor." (Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'z-Zeyl)

"Nefsinde, bâtınında, hususî ahvâlinde tefekkür ettiğin zaman, derinden derine tafsilât ile tetkikat yap. Fakat âfakî, haricî, umumî ahvâlâta teemmül ettiğin vakit, sathî, icmâlî düşün, tafsilâta geçme." (Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'z-Zeyl)

"İcmalde, fezlekede olan kıymet ve güzellik tafsilâtında yoktur. Hem de âfakî tefekkür, dipsiz denize benziyor, sahili yoktur. İçine dalma, boğulursun." (Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'z-Zeyl)

"Nefsî tefekkürde tafsilâtlı, âfâkî tefekkürde ise icmâlî yaparsan, vahdete takarrüb edersin." (Mesnevi-i Nuriye, Zeylü'z-Zeyl)

"Hizmet, sa’y, tefekkür zamanlarında, nefsin unutulması, yani nefse bir iş verilmemesi dalâlettir." (Mesnevi-i Nuriye, Şule)

"Bazan bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlı olur." (Emirdağ Lâhikası-I, 63.Mektup)

"Kur’ân’a ait mesâille iştigal, bir nevi mânevî mütefekkirane Kur’ân okumak hükmündedir." (Barla Lâhikası, 257.Mektup)

"Tefekkür dahi, aşk gibi, belki daha zengin, daha parlak, daha geniş bir tariktir ki, Hakîm ismine isal eder." (Sözler, Yirmi Altıncı Söz, Zeyl, Giriş)

"Mütefekkirâne ve ciddî bir surette ibadet ve tesbih eden adam, mevcudatın hakikaten mevcut ve muhakkak olan ibadet ve tesbihatlarını bir derece keşfeder ve görür." (Lem'alar, Yirmi Üçüncü Lem'a, Hatime, Birinci Sual)

"İnsanın vazife-i asliyesi, aczini ve fakrını ve kusurunu derk ederek ubudiyetle ilân etmek; ve hâcâtının celbi için dua etmek; ve mevcudatın tesbihatını görüp müşahede ederek şehadet etmek; ve nimetleri görüp tefekkür içinde şükretmek; ve ibret içinde bakmaktır." (Nur'un İlk Kapısı)

"Lezzet ve sürur ve memnuniyetin bizce malûm mânâları, şuûnât-ı mukaddeseyi ifade edemiyor; fakat birer ünvan-ı mülâhazadır, birer mirsad-ı tefekkürdür." (Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektup, İkinci Makam, Mukaddime, Birinci Mebhas)

"Dehşet aldığın zaman, İbrahim Hakkı gibi 'Mevlâ görelim neyler. Neylerse güzel eyler.' de, pencerelerden seyret, içlerine girme." (Mektubat, Yirminci Mektup, Birinci Makam, Dördüncü Kelime)

Okunma sayısı : 8.775
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...