Lahikalarda sıklıkla "Aziz, Sıddık Kardeşlerim" şeklinde neden hitap ediliyor? Kelime manaları, verilmek istenen mesaj nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Evet, Üstad bütün mektuplarının başında aziz, sıddık, fedakâr, kahraman, gayretli kardeşlerim gibi tabirleri kullanıyor.
Üstadın mektuplarına bu şekilde başlaması, hitap adına çok faydalı mühim bir üsluptur.
Birincisi: Beklediği sıfatları, bu nazik üslupla ifade etmiş oluyor. Ve muhatap da o beklenti doğrultusunda kendini geliştirmeye gayret ediyor.
İkincisi: Muhataba ne kadar değer verdiğini ifade ederek, ona olan bakışını ortaya koymuş oluyor.
Üçüncüsü: En şerefli varlık olan insanın, varlıklar içindeki yüce değerine vurgu yaparak, aslında bir gerçeği ifade etmiş oluyor.
Dördüncüsü: Kardeş demekle, hizmet içinde herkesin eşit olduğunu, bu düşünce çizgisinde hizmet edilmesi gerektiğini ifade etmiş oluyor.
Beşincisi: Bizim de birbirimize bu şekilde hitap etmemizi, işari olarak dile getirmiş oluyor.
Ve hakeza, daha birçok mesaj çıkarmak mümkündür.
Sıddık; çok doğru, çok dürüst demektir. Istılah manası ise hakta ve doğrulukta şiddetli sebat ve sarsılmamak demektir.
Sıddık insanın imanı çelik gibi öyle metin ve sağlamdır ki, dünyanın en azaplı, en cazip ve en çekici hali, sıddık birisini yolundan asla şaşırtmaz, istikametini bozamaz ve sarsmaz. Sıddıkiyet makamı nübüvvet makamından sonra gelir ki, bu makamın piri Hazreti Ebu Bekir (ra)’dır.
Aziz: İzzetli, dost, dinini dünyaya âlet etmeyen, sireti temiz, mânevî kudret ve kuvvet sahibi gibi manalara gelir.
Üstad Hazretlerinin bu kelimeler ile talebelerine hitap etmesi hem hakikattir hem de teşvik etmek içindir. Hakikattir; zira Nur talebeleri dinsizliğin kol gezdiği, prim gördüğü; dindarlığın gericilik kabul edilerek suçlandığı bir zamanda iman hizmetine sahip çıkıp, eza ve sıkıntılara katlanarak tam bir izzet ve sadakat ile Kur’an’a hizmet etmişler. Üstad Hazretleri bu hizmetleri bu ifadelerle taltif ediyor.
İkinci bir mana olarak da böyle olunmasını teşvik ve tavsiye ediyor. Yani Nur şakirtleri aziz ve sıddık olmalıdırlar, diye bize ihtar ve ikazda bulunuyor diye de anlamak da mümkündür.
Üstad Hazretleri bu üslubu ile talebelerini hem o sıfatlara teşvik ediyor hem de taltif ederek o zor ve meşakkatli zamanlarda motive ediyor. Yani “metin, sebatkâr, sadakatli, sarsılmaz kardeşlerim” iltifatı ile "Bu vasıflar ile muttasıf olun" demek istiyor.
Malum, pedagoji açısından bir insana kırk gün "iyisin" denilse, o kişi kendini iyi olmaya zorlar. Aksi de öyledir; yani bir insana kırk gün "kötüsün" denilse, bu kez de kötü olmaya kendini mecbur hisseder.
Bununla beraber, elbette talebeleri olan muhterem ağabeylerin, o vasıflardan ciddi hisseleri bulunuyor ve o sıfatlara uygun bir hayat da yaşıyorlardı.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar
“Benim de eski ulemâya iktidaen bu "aziz" kelimesini sıfat olarak kardeşlerime vermemin sebebi ise, onlar dini ve ilmi dünyaya alet yapmadıklarından, ilmin ve dinin izzetini muhafaza ettiklerinden, temsilde hata yok, Yusuf (as)'ın aziz-i Mısır olması gibi, bunlar da derecelerine göre bu asrın azizleridir Cenab-ı Hak onları aziz ediyor. يعز من يشاء sırrına mazhar ediyor diye istimal ediyorum." Bir hatıra ...