"İstihare" ve "İstişare" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İstişare, meşveret etmek, fikir danışmak ve müşaverede bulunmak demek olup, Kur’an ve sünnetin şiddetle tavsiye ettiği güzel ve müstahsen bir adettir.

İstişarenin ehemmiyetine ayette şu şekilde işaret edilmektedir:

"Onların aralarındaki işleri istişare iledir." (Şûrâ, 42/38)

"İşlerinde onlarla istişare et." (Âl-i İmrân, 3/159)

Risale-i Nur'da özellikle de Münazarat ve Sünuhat gibi içtimai konuların işlendiği küçük risalelerde, meşveret ve meşrutiyetin önemle üzerinde durulur; bu asrın adeta bir zarureti olarak tasvir edilir.

Risale-i Nurlar sadece şahsılar arasındaki istişareyi değil, cumhuriyet ve demokrasiyi de içtimaî bir istişare ve meşveret olarak takdim etmektedir.

Risale-i Nur'un birçok yerinde istişare manasında meşveret ve meşrutiyet vurgusu yapılır, biz bir tanesini numune olarak takdim edelim:

"Cumhuriyet ki, (HAŞİYE) adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. On üç asır evvel şeriat-ı garrâ teessüs ettiğinden, ahkâmda Avrupa'ya dilencilik etmek, din-i İslâma büyük bir cinayettir. Ve şimale müteveccihen namaz kılmak gibidir. Kuvvet kanunda olmalı. Yoksa, istibdat tevzi olunmuş olur."

HAŞİYE: O zaman Meşrutiyet; şimdi o kelime yerine Cumhuriyet konulmuş.(1)

Meşveret, bir konuda ehil olanlarla görüş alışverişinde bulunmaktır. İstişare ve şura kelimeleri de aynı kökten gelir.

Kur’an-ı Kerim, seçkin insanların bir özelliğini “Onlar, aralarında şura yaparlar” şeklinde anlatır. (Şura, 38) Taraf-ı İlahiden Hz. Peygambere, “Yapacağın iş hususunda onlarla meşveret et” emri verilmiştir. (Al-i İmran, 159)

Hz. Ebu Hüreyre, “Ben, arkadaşlarıyla Resulullahtan daha çok istişare eden birini görmedim” der. (Tirmizi, Cihad, 35)

Meselâ; Bedir Savaşı için ordu konakladığında, ashaptan Hubab b. Münzir, “Ya Resulallah! Eğer burada konaklayışımız vahiyle değilse Bedir Kuyusuna gidelim. Suyu tutarız, düşmana avantajlı konumda oluruz” der. Hz. Peygamber, bu makul teklifi aynen kabul eder.

Hendek savaşı öncesinde şehrin etrafına hendek kazılması fikri Selman-ı Farisiye aittir. “Ya Resulallah, bizim oralarda böyle yapıyorlar, isterseniz hendek kazalım” demiş, teklifi kabul edilmiştir.

Fertler ve cemaatler gibi, bütün İslâm âlemi de birbiriyle meşveret etmeli, zaman zaman bir araya gelip, meselelerini müzakere etmelidirler.

İstihare, bir işin hayırlı olup olmayacağı niyetiyle abdest alıp, dua edip rüya görmek üzere uykuya yatmaktır ve bu şekilde davranmak sünnettir.

Üstad Hazretlerinin istihareye önem verdiğine ve uyguladığına şu hadise işaret etmektedir:

"Bundan yirmi beş sene kadar evvel İstanbul Boğazındaki Yuşa Tepesinde, dünyanın terkine karar verdiğim bir zamanda, bir kısım mühim dostlarım beni dünyaya, eski vaziyetime döndürmek için yanıma geldiler. Dedim: 'Yarına kadar beni bırakınız; istihare edeyim.' Sabahleyin kalbime bu iki levha hutur etti. Şiire benzer, fakat şiir değiller. O mübarek hatıranın hatırı için ilişmedim. Geldiği gibi muhafaza edildi. Yirmi Üçüncü Söz'ün âhirine ilhak edilmiştir. Makam münasebetiyle buraya alındı..."(2)

Dipnotlar:
(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfî, Hakikat.
(2) bk. Sözler, On Yedinci Söz, İkinci Makam

- "Meşveret" ne demektir, ehemmiyeti nedir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...