AİLE HAYATI VE KADIN
"İnsanın, hususan Müslümanın tahassungâhı ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası aile hayatıdır." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Nükte)
"Nev-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cemiyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevî saadet için bir cennet, bir melce bir tahassungâh ise, aile hayatıdır." (Şualar, Dokuzuncu Şua)
"Aile hayatının hayatı ve saadeti ise; samimi ve ciddi ve vefadarane hürmet ve hakiki ve şefkatli ve fedakârane merhamet ile olabilir." (Şualar, Dokuzuncu Şua)
"Aile hayatının ve dünyevî ve uhrevî saadetinin ve kadınlarda ulvî seciyelerin inkişafının sebebi, yalnız daire-i şeriattaki âdâb-ı İslâmiyetle olabilir." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Nükte)
"Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani, medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Nükte)
"Bir ailenin saadet-i hayatiyesi, koca ve karı mâbeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, Üçüncü Nükte)
"Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, Üçüncü Nükte)
"Bir valide veledini tehlikeden kurtarmak için hiçbir ücret istemeden ruhunu feda etmesi ve hakikî bir ihlâs ile vazife-i fıtriyesi itibarıyla kendini evlâdına kurban etmesi gösteriyor ki, hanımlarda gayet yüksek bir kahramanlık var." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, Birinci Nükte)
"Aklı başında olan bir adam, refikasına muhabbetini ve sevgisini, beş on senelik fâni ve zâhirî hüsn-ü cemâline bina etmez." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Nükte)
"Medeniyet ise, kadınları yuvalarından çıkarıp, perdelerini yırtıp, beşeri de baştan çıkarmıştır." (Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule, Üçüncü Şua, İkinci Cilve)
"Kadınlar yuvalarından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış; yuvalarına dönmeli!" (Sözler, Lemeât)
"O fitnenin en dehşetlisi ve cazibedarı kadınların yüzsüz yüzünden çıkıyor." (Gençlik Rehberi)
"Kadınların saadet-i uhreviyesi gibi saadet-i dünyeviyeleri de ve fıtratlarındaki ulvî seciyeleri de, bozulmaktan kurtulmanın çare-i yegânesi, daire-i İslâmiyedeki terbiye-i diniyeden başka yoktur." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Nükte)
"Bahtiyardır o kadın ki, kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur, saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Nükte)
"Bedbahttır o kadın ki, zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklit eder." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Nükte)
"Bir kadın, kocasına yalnız hayat-ı dünyeviyeye mahsus bir refika-i hayat değildir. Belki hayat-ı ebediyede dahi bir refika-i hayattır." (Lem'alar, Yirmi Dördüncü Lem'a, İkinci Hikmet)
"Kalblerin en lâtifi, en şefiki, “kısm-ı sâni” ile tâbir edilen kadın kalbidir." (İşaratü'l-İ'caz, Bakara Sûresi, 25.Âyetin tefsiri)
"Kadın, kendi güzelliklerini göstermeye fıtraten çok meyyal olmasından, seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar." (Şualar, Beşinci Şua, İkinci Makam, Altıncı Mesele)
"Namazsız ve ahlâkını kaybetmiş bir zevci aramak, riyakârâne çalışıp tahakkümü altına girmek, elbette Nur talebesinin kârı değil." (Emirdağ Lâhikası-II, 45.Mektup)
"Bekâr kalmak isteyen Nur şakirtlerinden olan kızlara derim ki: Tam muvafık ve dindar ve ahlâklı bir zevc bulmadan, kendilerini açık saçıklıkla satmasınlar." (Emirdağ Lâhikası-II, 45.Mektup)