Block title
Block content

Kaza namazları olan birisinin Risale-i Nur okumasını değerlendirir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kaza namazlarını eda etmek insanın farz bir görevidir. Dört mezhebe göre de kazaya kalan namazların kılınması gerekir. Lakin kaza borcu olan insanların, diğer nafile ve sünnetleri terk edip sadece kaza namazı kılması meselesi mezhepler arasında ihtilaflıdır.

Hanefi mezhebine göre;

“Kazaya kalmış namazları kılmak, nafile namaz kılmaktan çok daha ehemmiyetli ve çok daha uygundur. Fakat beş vakit namazın sünnetleri, kuşluk, tesbih, tahiyyetü’l-mescid ve evvabin namazı bundan müstesnadır. Yani bu sünnet ve nafileler kaza namazları için terk edilmezler." (1)

Mesele Hanefî mezhebine göre böyle iken, diğer üç mezhebe göre; kaza namazı olan bir kimsenin nafile namazları ile meşgul olması, sünnet kılması caiz değil, haramdır.

Mâlikî mezhebine göre, üzerinde kaza namazı bulunan bir kimsenin nafile namazı kılması haramdır. Ancak beş vakit namazların sünnetleri ile tahiyyetü’l-mescidin kılınabileceğine dair ruhsat vardır. Bunların dışında meselâ, teravih namazı ile meşgul olunduğu takdirde sevap alınsa da, kaza namazı geriye bırakıldığı için günah işlenmiş olur.

Bizim bu fıkha dair fetvaları vermemizin sebebi; kaza namazlarını eda etmek için, nafile ve sünnet olan ibadetlerin terk edilmesi meselesi tartışmalı ise; hatta Hanefi ekolüne göre terk edilmesi gerekmiyor ise; tahkiki iman derslerini veren Risale-i Nurlar ile meşgul olmak, hem nafile ibadetlerden hem de sünnetlerden daha önemli ve farz bir görev olmasından dolayı, terk edilmesi gerekmez.

Yani Risale-i Nurlar iman hakikatlerini ders vermesi hasebiyle, hüküm bakımından farz-ı ayn mesabesindedir. Kaza namazları için terki gerekmez. Lakin kaza namazlarımıza da dikkat etmemiz gerekir.

Zaten bir insanın, hiç durmadan kaza namazı kılması gerçekçi olmadığından, mutlaka bir gününü planlaması gerekir. Günün bir bölümünde kaza namazı kılarken, diğer bölümlerinde Risale-i Nurları okuyabilir. Bu kaza namazına engel teşkil etmez.

(1) bk. Mevlânâ eş-Şeyh Nızâm. el-Fetâvâl-Hindiyye.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Okuma ve Anlama | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7217 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

sami
Kastamonu Lâhikası'nda geçen aşağıdaki soruyu kazanamazlarını kılmak ve Risale-i Nur'a çalışmak bu zamanda hangisi takdim edilse(öne alınsa) daha iyidir?" Şeklinde de anlayabiliriz. Bu defa mektubunuzda, "Hıfz-ı Kur'an'a çalışmak ve Risale-i Nur'u yazmak, bu zamanda hangisi takdim edilse daha iyidir?" diye sualinizin cevabı bedihîdir. Çünkü, bu kâinatta ve her asırda en büyük makam Kur'an'ındır. Ve her harfinde, ondan ta binler sevap bulunan Kur'an'ın hıfzı ve kırâati her hizmete mukaddem ve müreccahtır. Fakat, Risale-i Nur dahi o Kur'an-ı Azîmüşşanın hakaik-i imaniyesinin bürhanları, hüccetleri olduğundan ve Kur'an'ın hıfz ve kıraatine vasıta ve vesile ve hakaikini tefsir ve izah olduğu cihetle, Kur'an hıfzıyla beraber ona çalışmak da elzemdir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...