LİSAN, MECAZ, SÖZ, TEMSİL, TEŞBİH, ÜSLUP

"Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, hakikatleri durub-u emsal ile beyan ediyor. Çünkü daire-i ulûhiyete ait hakaik-i mücerrede, daire-i mümkinatta, ancak misaller ile temessül ve tavazzuh eder." (Mesnevi-i Nuriye, Hubâb)

"Teşbih ve temsiller, havastan avâma geçtikçe, yani, ilmin elinden cehlin eline düştükçe, mürur-u zamanla hakikat telâkki edilir." (Lem'alar, On Dördüncü Lem'a, Birinci Makam)

"Nasıl ki Kur’ân’ın müteşabihâtı var; gayet derin meseleleri temsilâtla ve teşbihatla avâma ders veriyor. Öyle de, hadisin müteşabihâtı var; gayet derin hakikatleri me’nûs teşbihatla ifade eder." (Lem'alar, On Dördüncü Lem'a, Birinci Makam)

"Âyât-ı Kur’âniye, üslûb-u Arabiye üzerine ve zâhir nazara göre umumun anlayacağı bir tarzda ifade ettiği için, çok defa teşbih ve temsil suretinde beyan ediyor." (Lem'alar, On Altıncı Lem'a)

"Sırr-ı temsil dürbünüyle, en uzak hakikatler gayet yakın gösterildi." (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Mahrem bir suale cevaptır)

"Sırr-ı temsil cihetü’l-vahdetiyle, en dağınık meseleler toplattırıldı." (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Mahrem bir suale cevaptır)

"Sırr-ı temsil merdiveniyle, en yüksek hakaike kolaylıkla yetiştirildi." (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Mahrem bir suale cevaptır)

"Sırr-ı temsil penceresiyle, hakaik-i gaybiyeye, esâsât-ı İslâmiyeye, şuhuda yakın bir yakîn-i imaniye hâsıl oldu." (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Mahrem bir suale cevaptır)

"Yazılarımda ne kadar güzellik ve tesir bulunsa, ancak temsilât-ı Kur’âniyenin lemeâtındandır." (Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Mahrem bir suale cevaptır)

"Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşse, hakikate inkılâp eder, hurâfâta kapı açar." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri)

"Pek çok teşbih ve temsiller bulunuyor ki, mürur-u zamanla veya ilmin elinden cehlin eline geçmesiyle hakikat-i maddiye telâkki ediliyor, hataya düşer." (Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal, Yedinci Asıl)

"Teşbih kaidesi, meçhulü malûma kıyas eder." (Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Üçüncü Dal, Onuncu Asıl)

"İlm-i mantıkça, çendan, 'Kıyas-ı temsilî, yakîn-i kat’î ifade etmiyor.' denilmiş. Fakat kıyas-ı temsilînin bir nev’i var ki, mantığın yakînî burhanından çok kuvvetlidir ve mantığın birinci şeklinin birinci darbından daha yakînîdir." (Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf)

"Fenn-i belâğatte, bir lâfzın, bir kelâmın mânâ-yı hakikîsi başka bir maksud mânâya sırf bir âlet-i mülâhaza olsa, ona 'lâfz-ı kinâî' denilir. Ve 'kinâî' tabir edilen bir kelâmın mânâ-yı aslîsi, medar-ı sıdk ve kizb değildir." (Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf)

"Hikâyeler birer temsildirler. Yalnız umuma tefhim için, lisan-ı hâl lisan-ı kàl suretinde ve şahs-ı mânevî bir şahs-ı maddî şeklinde gösterilmiştir." (Sözler, Otuz İkinci Söz, İkinci Mevkıf)

"Lâfız ve nazım san’atça cazibedar olsa, nazarı kendiyle meşgul eder. Nazarı mânâdan çevirmemek için, perişan olması daha iyidir." (Sözler, Lemeât, İfade-i Meram)

"İsrailiyâtı usûlüne ve hikâyâtı akaidine ve mecazatı hakaikine karıştırarak kıymetini takdir edemedik. O da ceza olarak bizi dünyada tedip için zillet ve sefalet içinde bıraktı. Bizi kurtaracak, yine onun merhametidir." (Muhakemat, Giriş)

"Lübbü bulmayan, kışır ile meşgul olur. Hakikati tanımayan, hayalâta sapar. Sırat-ı müstakîmi göremeyen, ifrat ve tefrite düşer. Muvazenesiz ve mizansız olan çok aldanır, aldatır." (Muhakemat, Birinci Makale, On İkinci Mukaddeme)

"Zahirperestleri aldatan bir sebep, kıssanın hisse ile münasebeti ve mukaddemenin maksut ile zihinde mukareneti, vücud-u haricîde olan mukarenetle iltibas olunmasıdır." (Muhakemat, Birinci Makale, On İkinci Mukaddeme)

"Efkâr ve hissiyatın mecrâ-yı tabiîsi nazm-ı maânîdir. Nazm-ı maânî ise mantıkla müşeyyeddir. Mantıkın üslûbu ise, müteselsil olan hakâike müteveccihtir." (Muhakemat, İkinci Makale, Birinci Mesele)

"Bir milletin mizacı o milletin hissiyatının menşei olduğu gibi, lisan-ı millîsi de hissiyatının mâkesidir. Milletin emziceleri muhtelif olduğu gibi, lisanlarındaki istidad-ı belâgat dahi mütefavittir." (Muhakemat, İkinci Makale, Birinci Mesele)

"Lâfızperestlik bir hastalıktır; fakat bilinmez ki hastalıktır." (Muhakemat, İkinci Makale, Birinci Mesele)

"Lâfızperestlik nasıl bir hastalıktır; öyle de, sûret-perestlik ve üslûb-perestlik ve teşbih-perestlik ve hayal-perestlik ve kafiye-perestlik, şimdi filcümle, ileride ifrat ile, tam bir hastalık ve mânâyı kendine feda edecek derecede bir maraz olacaktır." (Muhakemat, İkinci Makale, Birinci Mesele)

"Lâfza ziynet verilmeli, fakat tabiat-ı mânâ istemek şartıyla. Ve sûret-i mânâya haşmet vermeli, fakat meâlin iznini almak şartıyla. Ve üslûba parlaklık vermeli, fakat maksûdun istidadı müsait olmak şartıyla. Ve teşbihe revnak vermeli, fakat matlûbun münasebetini göze almak ve rızasını tahsil etmek şartıyla." (Muhakemat, İkinci Makale, Birinci Mesele)

"Kelâmın selâmet ve rendeçlenmesi ve itidal-i mizacı ise, her kaydın istihkak ve istidadına göre inayeti taksim ve hil’at-ı üslûbu tevzi ve giydirmektir. Hem de hikâyet de olursa, mütekellim kendini mahkiyyun anh yerinde farz etmek gerektir." (Muhakemat, İkinci Makale, On İkinci Mesele)

"Üslûbun esasları üçtür: Birincisi: Üslûb-u mücerrettir... İkincisi: Üslûb-u müzeyyendir... Üçüncüsü: Üslûb-u âlîdir..." (Muhakemat, İkinci Makale, On İkinci Mesele)

"İlâhiyat ve usûlün bahis ve tasvirinde isen, şiddet ve kuvvet ve heybeti tazammun eden üslûb-u âlîden ayrılmamak gerektir." (Muhakemat, İkinci Makale, On İkinci Mesele)

"Hitabiyat ve iknaiyatta isen, ziynet ve parlaklık ve tergib ve terhibi tazammun eden üslûb-u müzeyyeni, elinden gelirse elden bırakma. Fakat gösteriş ve tasannu ve avamperestane nümayiş etmemek gerektir." (Muhakemat, İkinci Makale, On İkinci Mesele)

"Muamelât ve muhaverat ve âlet olan ilimlerde isen, vefa ve ihtisar ve selâmet ve selâset ve tabiîliği tekeffül eden ve sadeliğiyle cemâl-i zâtiyeyi gösteren üslûb-u mücerrede iktisar et." (Muhakemat, İkinci Makale, On İkinci Mesele)

"Mânâ ve makam ve san’at ise, kelâmın delâlet-i vaz’iyesine yardım edebilir. Nasıl kelâm, delâlet-i vaz’iye ile mânâyı gösterir, öyle de, böyle üslûp ise tabiatıyla mânâya işaret eder." (Muhakemat, İkinci Makale, On İkinci Mesele)

Okunma sayısı : 113
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...