Hayvanların donarak ölmeleri hususuna bakış açımız nasıl olmalı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hayvanların ruhları sonsuzluk âleminde sonsuz bir şekilde yaşayacaklar ve kendilerine mahsus bir mükâfata mazhar olacaklar. Bu büyük nimetin yanında dünyada çekmiş oldukları cüzi sıkıntı ve meşakkatler hiç hükmündedir.

"Ve bu saray-ı kâinatta ikinci kısım amele, hayvânattır. Hayvânat dahi, iştiha sahibi bir nefis ve bir cüz-ü ihtiyarîleri olduğundan, amelleri hâlisen livechillâh olmuyor. Bir derece nefislerine de bir hisse çıkarıyorlar. Onun için, Mâlikü'l-Mülki Zü'l-Celâli ve'l-İkram, kerîm olduğundan, onların nefislerine bir hisse vermek için, amellerinin zımnında onlara bir maaş ihsan ediyor." (Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Dal)

Üstad'ın da ifade ettiği gibi, hayvanların basit de olsa cüzi bir iradeleri vardır. Bu yüzden, ceza ve mükâfata kısmen mazhar oluyorlar. Meselâ; aslan ceylanın yavrusunu yer, sonra avcının hedefi olur. Fıtri kanunlara göre aslanın helal rızkı leşler ve zayıf ve alil hayvanlardır.

Diğer bir husus, hayvanlar ölüm anında fazla acı çekmezler, âdetullah gereği biraz acıyı tadarlar, ama devamı olmaz. Üstad bu inceliğe şu şekilde işaret etmektedir:

"... Çünkü, hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişten elemler ve teessüfler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir. Lezzetini tam alır. Rahatla yaşar, yatar, Hâlıkına şükreder. Hattâ kesilmek için yatırılan bir hayvan, birşey hissetmez. Yalnız bıçak kestiği vakit hissetmek ister; fakat, o his dahi gider, o elemden de kurtulur. Demek en büyük bir rahmet, bir şefkat-i İlâhiye, gaybı bildirmemektedir ve başa gelen şeyleri setretmektedir. Hususan mâsum hayvanlar hakkında daha mükemmeldir." (On Birinci Şua, Üçüncü Mes'ele)

Hayvanlarda akıl olmadığı için ölüm acısını düşünmez. Dünyadan ayrılmak gibi bir dertleri de yoktur. Sadece kesime yakın bir şeyler hisseder gibi olur. Her nefis ölümü tadacağına göre, hayvanlar da bu kaideye dâhildirler.

Cenab-ı Hak, sonsuz hikmetiyle hayvanlar âlemini “et ile beslenenler” ve “ot ile beslenenler” olmak üzere iki kısma ayırmıştır. Bütün hayvanlar ot yeselerdi, bütün hayvanların cenazeleri ortada kalacaktı.

İlâhî hikmet, hayvanların bir kısmını diğerlerine rızık yapmakla hem Rezzak ismini tecelli ettirmekte hem de Kuddûs isminin tecellisiyle yeryüzünün temizliği ve nezafeti sağlanmış olmaktadır.

Her canlının kendine mahsus tesbihi ve ibadeti vardır. Vazifesini yapan ve bu dünyadan göçme zamanı gelen bir canlıyı bir başka hayvanın parçalayıp yemesinden yahut insanların yaptığı gibi kesip yemelerinden rahatsızlık duyanlar şunu unutuyorlar:

Bir insanın bir başkası tarafından öldürülmesiyle bir hayvanın kesilip yenilmesi arasında önemli bir fark vardır. “İnsan, öldürülmeyip hayatta kalsaydı daha fazla ibadet yapabilir, daha çok hayırları işleyebilirdi” diye düşünebiliriz. Ama hayvanlar için böyle bir terakki ve tekâmül söz konusu değil. Ancak, o hayvan kesilip yenilmekle hem Rezzak isminin tecellisine bir vesile olur, hem de bir insanın bedeninde hücre olmakla onun yapacağı ibadetlerde bir bakıma hissedar olur.

“Ceylan için aslan korkunç bir mahlûk, aslan için ceylan güzel bir sofra. İnsan bu iki farklı değerlendirmede ceylandan yana çıkar. Ne var ki, bunu yaparken az önce kesip pişirdiği bir tavuğu yemekle meşguldür.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.142
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

k.toprak
Sunduğunuz bu güzel bakış açısı için teşekkür ederim.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...