Risale-i Nur "usulü'l-imandır" dersek abartmış olur muyuz?
Değerli Kardeşimiz;
Risale-i Nurlara usulü'l-iman nazarı ile bakmakta bir mahzur yoktur. Lakin Risale-i Nurlardan önce iman usulü hiç olmamış demek yanlış ve hatalı olur. Zira bin dört yüz yıl içinde sayısız alim, evliya ve müceddid iman ve Kur’an hizmetinde bulunmuş, hepsi kendi sahalarında harika eserler ve hizmetler vermişlerdir. Risale-i Nurlar bu külli hizmetin bir neticesi ve bir muhassalası hükmündedir. Elbette Risale-i Nurların daha önce hiç bilinmeyen ve görülmeyen harika tespit ve metotları vardır, lakin bütünü ile iman usulünü yeniden ve hiçten tesis etmiş demek ifrat bir düşünce olur ve sair mefahiri bir cihetle inkâr sayılır.
İkinci husus, akaid ve iman zaten aynı saha ve aynı kulvardadır. Kelam ilmi tamamen bu sahanın usul ve kaidelerini tespit eden geniş bir ilim dalıdır. İmam Eşari ve Maturidi’den başlayıp İmam Gazali’den Üstad Hazretlerine kadar nice iman ve akaid üstatları bu sahada hizmet vermişlerdir. Bu sahanın tekâmül ve sistemleştirilmesinde mühim vazifeler üstlenmişlerdir.
Üçüncü husus, imana dair usulün kökü ta sahabelere kadar dayanır. Lakin bu usuller üstüne bina edilen meslek ve meşrepler zamanın ilcaat ve şartlarına göre şekillenir. Belki Nur mesleği bu usul temelinde sahabelerden sonra ikinci bir mevkidedir denilebilir ama tamamen imana dair usulü yeniden ihdas etmiş, daha önce bu usul yokmuş denilemez.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü