85

İçerikler


  1. ''Yani, bu melâikenin tesbihatı adedince her kelime-i tayyibe, hava sayfasında yazılıyor.'' cümlesindeki “yazılıyor”dan maksat nedir, hava radyoda nasıl istihdam ediliyor?

  2. "Bu kadar icattan insanın eli kısa olduğu halde, bütün esbab-ı kâinat âciz kaldıkları bir harika küllî mu’cizât-ı kudrete 'beşer icadı' namını vermek ne kadar büyük bir hatâ olduğunu, zerre kadar şuuru bulunan anlar." Dinsiz insan fiili dua yapabilir mi?

  3. "Eğer cilve-i kudret-i Ezeliyeye verilmezse, öyle acip bir hurafeli tezat olur ki, hiçbir hayale gelmez..." ifadesini devamıyla beraber izah eder misiniz?

  4. "Radyoyu filân keşşaf icad etti ve elektrik kuvvetini buldu. Ve bazı keşşaflar da beşerin kafasını okumak için bir madde icad etmeye çalışıyorlar!" ifadesini izah eder misiniz, böyle bir madde var mı?

  5. "Tâifesinden çıkmış, milletinden ayrılmış, denizin dibine girmiş bir böceğin, bir yeşil yaprak rızık olarak ağzına verilmesini gören balıkçılar ağlamışlar; şa’şaa ile ilân etmişler." Bu balık hadisesi On Birinci Söz'de geçen müsbet felsefeye bir örnek mi?

  6. "Ve bazı keşşaflar da beşerin kafasını okumak için bir madde icad etmeye çalışıyorlar!" Buradaki ünlem (!) işaretinin anlamı nedir? Üstad'ın isteğiyle mi konulmuş, orjinal Osmanlıca nüshalarda da var mı?

  7. Küre-i hava diyor ki: “Bu hadis, benden veya bana nezarete memur melekten haber veriyor." Burada bahsedilen melek hangi melek olabilir? Üstad, aynı hadis için başka Risalelerde daha farklı melekleri tarif ediyor. Nasıl anlamalıyız?

Yükleniyor...